
Elazığ Valisi Muammer EROL konuyla ilgili yaptığı açıklamada; “İnsan hak ve özgürlükleri, ülkemizde olduğu gibi uluslararası toplumun da ortak değer ölçüsü haline gelmiştir. Bilindiği gibi Anayasamız, İnsan hak ve özgürlükleri kapsamında Devletimizi insan haklarına saygılı ve demokratik, laik bir hukuk devleti olarak nitelemekte ve İnsan hak ve özgürlükleri kapsamında düşünce ve kanaat hürriyeti önemli bir yer tutmaktadır.
Anayasamız, “VII. Düşünce Ve Kanaat Hürriyeti” başlıklı 25. Maddesinde “Herkes, düşünce ve kanaat hürriyetine sahiptir…” ve “VIII. Düşünceyi Açıklama ve Yayma Hürriyeti” başlıklı 26. Maddesinde yine “Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir…” şeklinde belirtmektedir.
Ancak, Anayasamızın 26. Maddesinin ikinci fıkrasında “Bu hürriyetlerin kullanılması, millî güvenlik, kamu düzeni, kamu güvenliği, Cumhuriyetin temel nitelikleri ve Devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğünün korunması, suçların önlenmesi, suçluların cezalandırılması, Devlet sırrı olarak usulünce belirtilmiş bilgilerin açıklanmaması, başkalarının şöhret veya haklarının, özel ve aile hayatlarının yahut kanunun öngördüğü meslek sırlarının korunması veya yargılama görevinin gereğine uygun olarak yerine getirilmesi amaçlarıyla sınırlanabilir.” şeklinde belirtmektedir.
5442 sayılı İl İdare Kanununun 11. Maddesinin (C) bendinde, “İl sınırları içinde huzur ve güvenliğin, kişi dokunulmazlığının, tasarrufa müteallik emniyetin, kamu esenliğinin sağlanması ve önleyici kolluk yetkisi valinin ödev ve görevlerindendir.” denilmektedir.
Ayrıca; 11.06.2004 tarihli İçişleri Bakanlığının 2004/100 sayılı genelgesinin 1. Maddesinin ikinci fıkrasında, “Gerektiğinde; yetkili mülki amirler, sorumluluk alanlarında daha önce vuku bulan basın açıklamalarını irdeleyerek, ortaya çıkacak güvenlik ihtiyacını değerlendirmek suretiyle, yakın civarında basın açıklaması yapılması bakımından hassas olarak belirleyecekleri kurum ve kuruluşların (Cumhurbaşkanlığı, TBMM, Başbakanlık, Genelkurmay Başkanlığı, bazı hükümet binaları, siyasi partiler vb.) ne kadar yakınında basın açıklamalarının yapılabileceğini, basın açıklamasını yapacak olan kişilerin sayısıyla orantılı olarak, aşağıda beşinci madde doğrultusunda tespit ve ilan etmeye yetkilidirler” denilmektedir.
Bu nedenle ilimizde; “huzur ve güvenliğin, kişi dokunulmazlığının, tasarrufa müteallik emniyetin, kamu esenliğinin sağlanması” adına;
1- Valilik Binası içinde, önünde ve müştemilatında,
2- Emniyet Müdürlüğü Binaları içinde, önünde ve müştemilatında,
3- Adliye Binası içinde, önünde ve müştemilatında,
4- Mabetlerin içinde, önünde ve müştemilatında,
5-Siyasi Partilerin bulunduğu binaların önünde (Siyasi Parti Temsilcileri kendi partilerinin bulunduğu binaların önünde basın açıklaması yapabileceklerdir.)” basın açıklaması yapılmaması, belirtilen yerlerde basın açıklaması yapılması halinde sorumlular hakkında 5326 sayılı Kabahatler Kanunun 32. Maddesine istinaden işlem yapılacağının bilinmesi hususunda gereğini rica ederim” dedi.