• Dolar
    5.8889
  • Euro
    6.5321
  • G. Altın
    282.01
  • T. Altın
    1901.8

8 Aralık 2018 tarihinde Nailbey Mahallesi Tuncay Sokak’ta işlenen cinayette Fırat Üniversitesi Hastanesi’nde görevli Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Mustafa Girgin öldürülmüş, cinayet tüm Elazığ’ı yasa boğmuştu.

Elazığ 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen Doç. Dr. Mustafa Girgin cinayetinin 3. Duruşmasında iki sanığa da kasten adam öldürme suçundan müebbet hapis cezası verildi.

Dava süresinde Müştekil Avukat olarak duruşmalarda yer alan İbrahim Gök, cinayetle ve dava süreciyle ilgili açıklamalarda bulunarak şunları söyledi;

 

“BERABER PLANLI BİR ŞEKİLDE BU EYLEMİ GERÇEKLEŞTİRDİKLERİ ORTADA”

“Bugün Elazığ’ın kaybettiği bir değerinin mahkemesi sonuçlandı. Genel cerrah arkadaşımız, Aralık 2018 tarihinde hunharca bir cinayete kurban gitmişti. Hakkında çok şey söylendi. Bir aşk cinayeti olduğundan bahsedildi.  Bugün mahkeme bütün bu değerlendirmeler ve mevcut değerlendirmeler ile bir karar verdi ve her iki sanığın da müebbet hapis cezası almasına karar verildi, bir indirim de uygulanmadı.  Tabii burada her iki sanığın da çelişkili ifadeleri söz konusu. Hatta bugünkü duruşmada bile çok farklı ifadelere yer verildi. Maddi deliller, kamera görüntüleri, tanık beyanları, komşuların beyanları, internet kayıtları, whatsapp kayıtları, temin ettikleri bıçakların faturaları, aklınıza gelebilecek bütün bu değerlendirmelere baktığınızda, ikisinin beraber planlı bir şekilde bu eylemi gerçekleştirdikleri ortada”

 

“BEN PSİKOPAT BİR KADININ KURBANI OLDUM”

“Bugün ilginç bir şey söyledi Fatih Şemsettin A., “Ben psikopat bir kadının kurbanı oldum” şeklinde bir beyanı var. Aslında bu, tüm davanın özeti olarak yer alması gereken bir husus. Gerçekten hunharca, 50 bıçak darbesiyle, ki bunlardan 5’i kalbe yapılan bıçak darbeleri, işlenen bir cinayet. Ne ceza çıkarsa çıksın. Tamam, aile adaletin yerini bulması hasebiyle biraz teskin bulmuş oluyor ama bir değerimizi kaybetmenin üzüntüsünü de yaşıyoruz. Öyle bir arkadaşımızın tekrar geri gelmeyecek olması, bizleri üzüntüye gark ediyor. Ben bir kez daha ölen kardeşime rahmet diliyor, ailesine başsağlığı diliyorum”

 

“ADALETE GÜVENMEMİZ GEREKTİĞİNİ GÖRDÜK”

“Adalete güvenmemiz gerektiğini söylüyorum. Üçüncü celsede böyle bir karar çıktığına göre, demek ki mahkemede bu işte ikisinin beraber ortak hareket ederek, bu eylemi gerçekleştirdiği kanaatine sahip oldu. Bundan sonraki süreçte Diyarbakır’daki İstinaf Mahkemesi’ne itiraz edecekler. Arkasından da Yargıtay’a gidilecek. Bu süreç sonunda ceza kesinleşmiş olacak ama Elazığ 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin  verdiği karar; iki sanık hakkında da indirimsiz müebbet hapis cezası. Mahkemede sanığın yakınları yoktu. Sanıklardan biri Elazığ Kadın Cezaevi’nde, diğeri ise Diyarbakır Cezaevi’nde. Bunlar görüntülü sistemle duruşmaya bağlandılar. Her iki sanığın da avukatları vardı. Avukat olarak da bizler, kıymetli Baro Başkanımız Mustafa Yentür ve İstanbul’dan bir avukat gelmişti. Üç kişilik bir ekiple davayı en başından beri takip ediyorduk zaten. Bugün itibariyle çıkan tablo da, bu üç arkadaşımızın gayretiyle oldu.”