Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Bu ülkede insanlara yıllardır iki anahtar, yani bir ev, bir araba sözü verildi ama bu sözler tutulmadı. Biz yönetime gelirken böyle bir söz vermedik ama yaptıklarımızla bunu katbekat sağladık. Biz sadece 4 duvar yapmıyoruz, sadece betondan tuğladan ibaret binalar yapmıyoruz, biz insanımıza huzurla yaşayacağı bir yuva kazandırıyoruz” dedi.

Kimilerinin tutarsız eleştirilerle kara çalmaya çalışmasına rağmen TOKİ vasıtasıyla dünyada kimsenin başaramadığını başardıklarını belirten Erdoğan, “Yaklaşık 200 milyar liralık yatırım ile her kesimden insanımızı, şehit ve gazi ailelerimizi, engelli kardeşlerimizi ev sahibi yaptık. Birilerinin dilinden düşürmediği, ancak hiçbir zaman başarmayı hayal bile edemeyecekleri sosyal devlet anlayışı işte budur. Elde edilen bu netice büyük bir başarı olmasının yanında milletimizin devletine olan itimadının da en güzel ispatıdır. Bu kapsamda son olarak 100 bin sosyal konut kampanyasını başlattık. Yatay mimari esasla, mahalli kültürünü yansıtan bir anlayışla yürüttüğümüz bu kampanyada şuana kadar 12 bin sosyal konutun yapımını tamamladık. Halen 76 bin sosyal konutun inşasına devam ediyoruz. Kentsel dönüşüm, konut politikalarımızın bir diğer önemli başlığıdır. Geçtiğimiz 9 yılda ülkemizde kentsel dönüşüm projeleri ile 2,5 milyon konutun dönüşümünü tamamladık. Geçtiğimiz yıl 80 bin konutu dönüştürdük. Hali hazırda 300 bin konutun dönüşümü de sürüyor. Kentsel dönüşüm amacıyla 61 ilde yürütülen 122 projede yatırım maliyeti, bu rakama dikkat edelim, 30 milyar lira olan 258 bin konut için kolları sıvadık. Bunların 10 binini teslim ettik, 63 bininin yapımı sürüyor. Diğerleri de proje aşamasında. Yine TOKİ vasıtasıyla 44 ilimizdeki 79 tarihi kent merkezini yeniliyoruz. 30’dan fazla sanayi alanımızı, şehir dışında inşa ettiğimiz modern ve geniş alanlara taşıyoruz. Tüm il merkezlerimize şehir otoparkları yapıyoruz, Tarım Köy projeleri kapsamında 45 ayrı projede 7 bin konutun yapımı tamamladık. İllerimizin tamamında köy evlerimizin inşaatları devam ediyor. Tarihinin en büyük deprem dönüşümünü yürüttüğümüz Elazığ’da, Malatya ile birlikte 26 bin konutun üretimine başladık. Bunların 14 bin 341’ini teslim ettik. İzmir’de yapmakta olduğumuz 5 bin konutun teslimlerini yakında başlatıyoruz. Türkiye genelinde bitirdiğimiz afet konutu sayısı da 70 bindir” diye konuştu.

 

“Şimdi önümüzde iki hedef var”

Millet bahçeleri projesi ile 81 ilde 81 milyon metrekare alanı Türkiye’ye kazandırmak üzere yola çıktıklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “1 ay önce 5 Haziran Dünya Çere Günü’nde hizmete açtığımız 10 tane ile birlikte 76 millet bahçemizi tamamlamış olduk. Halen 264 millet bahçesi ile ilgili çalışmalarımız çeşitli aşamalarda devam ediyor. Bu millet bahçelerinden 200’ünü TOKİ, 4’ünü de Emlak Konut eliyle yapıyoruz. Amacımız, bu projelerle Selçuklu’dan Osmanlı’ya, Osmanlı’dan cumhuriyete şehircilik anlayışımızın tacı olan bahçe kültürünü yeniden ihya etmektir. İnsanı merkeze alan, medeniyetimizin bize yüklediği bir sorumluluğu bir hakkı yerine getirmek için çalışmayı sürdüreceğiz. Türkiye’nin dört bir yanında devlete ait en değerli alanları herhangi bir rant kaygısı gütmeksizin vatandaşlarımızın emrine veriyoruz. Bundan 25 yıl öncesine kadar şehirlerimizin en güzel alanlarının, belediyelerin sosyal tesislerinin milletimize kapatıldığını hatırlarsak millet bahçelerimizin önemi daha iyi ortaya çıkacaktır. Şimdi önümüzde iki hedef var; bir, kentsel dönüşüm kapsamında acilen dönüştürülmesi gereken 1,5 milyon konutun 300 binini Çevre ve Şehircilik Bakanlığımız kendi eliyle yapmaktadır. İki, 2023 yılına kadar 81 ilimizde 340 millet bahçemizi tamamlayıp milletimizin hizmetine sunmaktır. İnşallah her iki hedefimize de ulaşarak milletimize verdiğimiz sözü yerine getireceğiz” şeklinde konuştu.

Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:

“Dönemimizde milletimizi sadece konut sahibi yapmakla kalmadık, bina ve konut niteliklerini de fevkalade yükselttik. Günümüzde artık binalar çok daha geniş, ferah, işlevsel ortak alanlara sahip. Konutların içindeki standartlar da 20-30 yıl öncesine göre oldukça ileri seviyededir. Doğal gazdan internete kadar pek çok imkanla donanan evlerimiz eskisine göre içinde yaşayanlara çok daha fazla hizmet sunmakta, hayatı çok daha kolaylaştırmaktadır. Biz sadece 4 duvar yapmıyoruz, sadece betondan tuğladan ibaret binalar yapmıyoruz, biz insanımıza huzurla yaşayacağı bir yuva kazandırıyoruz. Yaptığımız her konutla mutlu aileler, sağlıklı bireyler ve dolayısıyla huzurlu toplum hedefimize ilerliyoruz. Piyasa şartlarıyla konut almayacak olan vatandaşlarımıza ev sahibi olma imkanı sağlıyoruz. Evlatlarımızın sağlıklı, tabiatla iç içe ve güvenli yerleşim alanlarında büyümesini istiyoruz. Bunun için konut projelerimizi camisi, meydanı, okulu, çarşısı, yeşil alanı, bina cepheleri ve diğer özellikleri ile geleneksel mahalli kültürümüzü yaşatacak şekilde yapıyoruz. Yaptığımız her binayı bulunduğu şehrin iklimine, kültürüne, topografyasına ve coğrafi özelliklerine göre projelendiriyoruz. Böylece her projede şehirlerimizi estetiği ile silueti ile tarihi dokusu ve kültürel alanları ile yaşayan mekanlar haline getirerek geçmişle geleceği buluşturuyoruz. Milletimizin her şeyin en iyisine layık olduğuna yürükten inanıyoruz. Bu ülkede insanlara yıllardır iki anahtar, yani bir ev, bir araba sözü verildi ama bu sözler tutulmadı. Biz yönetime gelirken böyle bir söz vermedik ama yaptıklarımızla bunu katbekat sağladık. İnşallah bundan sonra da aynı anlayışla milletimize hizmet etmeyi sürdüreceğiz. Hani Ziya Paşa’nın bir sözü var ya, ‘eşek ölür kalır semeri, insan ölür kalır eseri.’ İşte buyurun eserler. Biz eserlerimizle konuşuyoruz. Bu hizmetlerin devamı için 2023 seçimleri kritik öneme sahip. Sizlerden şimdiden 2023 için çalışmaya başlamanızı istiyorum.”