Cumhurbaşkanı Erdoğan, ATO Congresium'da ‘Genç Dostu Şehirler Kongre ve Sergisi’nde açıklamalarda bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaşanan afetlerin siyasete alet edilmesine sert tepki göstererek, "Bu meseleler günlük siyasetin tartışmalarına malzeme edilemeyecek kadar önemlidir. Milletin ciğerini yakan bir musibetten siyasi rant devşirmeye çalışmanın hiçbir izahı olamaz" ifadelerini kullandı

'KABİNEMİN BELLİ ÜYELERİ ŞU ANDA ARAZİDE'

Devletimiz Van ve Elazığ depremi sonrasında vatandaşına verdiği sözü nasıl eksiksiz yerine getirmişse inşallah sel ve yangında zarar gören insanımızın yaralarını da en kısa sürede saracaktır. Tüm bakan arkadaşlarım Rize, Artvin, ardından Kastamonu, bunun yanında Sinop, Bartın, bütün buralarda köylere varıncaya kadar çalışmalarını bakan arkadaşlarım, milletvekilleri, belediye başkanları hep birlikte devam ettiriyorlar. Kabinemin belli üyeleri şu anda arazide. Bu meseleler günlük siyasetin tartışmalarına malzeme edilemeyecek kadar önemlidir. Milletin ciğerini yakan bir musibetten siyasi rant devşirmeye çalışmanın hiçbir izahı olamaz. Şehirler altyapı ve mimari bakımından ne kadar güçlü olursa olsun, orada insani değerlere, insana dair bir eksiklik varsa o şehir bir taş ve beton yığınından ibaret kalmaya mahkûmdur.

'ŞEHİRLERİMİZİ YENİ BİR ANLAYIŞLA GELİŞTİRMELİYİZ'

İstanbul'u mimari, ticari, ilmi, siyasi ve kültürel bakımdan asıl ihtişamına kavuşturan bu kapsamlı değişim sürecidir. Fetih ile beraber sadece İstanbul değil, İstanbul'un ahalisi de değişmiştir. Şehirdeki değişim insana, insandaki değişim de topluma ve devlete sirayet etmiştir. Benzer bir durum modernleşmeyle birlikte bu sefer tersine gerçekleşmiştir. Türkiye tüm bu süreçleri yaşamış bir millettir. Dolayısıyla daha iyisini, güzelini, hayırlısını yapmak için elimizde yeterince tecrübe, bilgi, imkan vardır. Sadece sosyal ve bireysel ilişkilerin değil, hayata dair birçok unsurun da kökten değişmeye başladığını görüyoruz. Buna paralel olarak insanların şehirden, şehir hayatından beklentileri de değişiyor. Değişen şartlara göre politika belirlemek belediyelerimiz için bir tercihten öte zorunluluktur. Nasıl Türkiye dünkü Türkiye değilse şehirlerimizi de artık yeni bir anlayışla geliştirmeli, belki bir kısmını yıkıp yeniden inşa etmeli, büyüme alanlarını yeniden değerlendirmeliyiz. Bizim artık bedeller ödemeye değil, planlı, programlı, geleceği kucaklayan, geçmişe sahip çıkan şehircilik modellerine ve uygulamalarına ihtiyacımız vardır. Genç dostu, çocuk dostu, yaşlı dostu, kadın dostu, engelli dostu, velhasıl insan dostu şehirler kurmalıyız.