• Dolar
    5.7477
  • Euro
    6.3537
  • G. Altın
    280.12
  • T. Altın
    1886.2

Kanal 23‘ün severek izlenen “El Emeği Göz Nuru” programında bu hafta unutulmaya yüz tutmuş sanat olan çit baskı sanatı konuşuldu. Usta Öğretici Özlem Takuçin, çit sanatıyla ilgili bilgiler verdi.

Kanal 23‘ün severek izlenen “El Emeği Göz Nuru” programında bu hafta unutulmaya yüz tutmuş sanat olan çit baskı sanatı konuşuldu. Usta Öğretici Özlem Takuçin, çit sanatıyla ilgili bilgiler verdi.

 

 

Çinden dünyaya yayılan çit baskı sanatı, bir zamanlar Harput'ta yaşayan insanların geçim kaynağıydı. Bu eski sanatın yapımında, Tokat ve yöresinde Ihlamur Ağacı kullanılırken Elazığ’da Armut Ağacı kullanılıyor. Armut ağaçları kesildikten 1 veya 2 yıl dinlendikten sonra fotokopileri çıkarılan desenler parşömen kâğıdı yardımıyla kütüklere geçirilerek kök boyaya aktarıldıktan sonra pamuklu bezlere geçiriliyor.

Usta Öğretici Özlem Takuçin, çit baskı sanatının yapım aşamalarından bahsederek,

“Armut ağacını kestikten sonra bir yıl veya iki yıl dinlendiriyoruz. Kuruduktan sonra kalıpları işleyebiliyoruz. Biz zaten hep Harput’un eski kalıplarını kullanıyoruz. Eski sofra bezlerinden çıkardığımız desenleri fotokopi çekip, parşömene geçiyoruz. Daha sonra bu deseni kütüğe geçiriyoruz. Son olarak bıçaklar yardımıyla oyma işlemine geçiyoruz” dedi.

 

 

Kursiyerlerden Özlem Takuçin’in eşi Serdar Takuçin ise Elazığ’da artık sürdürülmeyen bir gelenekten bahsetti. Takuçin,

“Bu baskıların yapım aşamasından sonra bir de bakımları var. Örneğin zamanında yapılmış eski duvar örtülerini, perdeleri ve kucak sofralarını kullanıyoruz. Bu kumaşlar üzerindeki desenleri baskıda kullanıyoruz. Kucak sofralarını, eskiden ev sahipleri misafirler için mutfakta hazırlıyordu. İçine gelen misafirin maddi durumuna göre hediyesi yerleştiriliyor. Misafir hediyeyi eve götürdükten sonra kucak sofrası sahibine geri ulaştırılır” diye konuştu.