• Dolar
    7.0416
  • Euro
    8.4075
  • G. Altın
    462.86
  • T. Altın
    3188.4

Polonyalılar, cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci turu için yarın sandık başına gidecek.
Polonyalılar yeni cumhurbaşkanını belirlemek için yarın sandığa gidecek. İlk turu 28 Haziran’da yapılan seçimlerde 11 adaydan hiçbirinin yüzde 50’nin üzerinde oy alamaması nedeniyle ikinci tura kalan seçimler için oy verme işlemi 12 Temmuz Pazar günü yerel saatle 07.00’da başlayacak. Yaklaşık 30 milyon kayıtlı seçmenin bulunduğu ülkede sandıklar 21.00’a kadar açık kalacak. İlk turda en yüksek oyu alarak ikinci tura katılmaya hak kazanan görevdeki Cumhurbaşkanı Andrzej Duda ile Varşova Belediye Başkanı Rafal Trzaskowski arasında geçecek olan yarış şimdiden kıran kırana bir mücadeleye sahne oluyor. İktidardaki Hukuk ve Adalet Partisi’nin (PiS) desteklediği Andrzej Duda ilk turda 43,5 oranında oy alırken, Yurttaş Platformu’nun (Koalicja Obywatelska) adayı Rafal Trzaskowski ise yüzde 30,46 oranında oy aldı. Ancak ilk turda yüzde 13,3 oranında oy alan bağımsız aday gazeteci Szymon Holownia, sol partilerin adayı 2,22 oranında oy alan Robert Biedron ve 2,36 oranında oy alan Polonya Halk Cephesi’nin (PSL) adayı Wladyslaw Kosiniak-Kamysz’ın seçmenlerinin Andrzej Duda karşısında Trzaskowski’yi desteklemelerinin beklenmesi nedeniyle iki aday arasındaki farkın minimal düzeyde olması bekleniyor. Çeşitli kuruluşlarca yapılan anketlerde de iki isim arasındaki fark yüzde 0,5 ile 1,5 arasında değişiyor, anketlerin yapıldığı tarihe göre kimi zaman Cumhurbaşkanı Duda burun farkıyla önde gelirken, kimi zamansa Rafal Trzaskowski zaferi göğüslüyor.
İki aday arasındaki kıran kırana mücadele yaklaşık 5 yıldan beri oldukça kutuplaşmış Polonya toplumu için de büyük önem taşıyor. Seçimlere katılım oranında son yıllarda gözlemlenen büyük artış da toplumdaki kutuplaşmanın bir diğer göstergesi olurken, seçilecek cumhurbaşkanı ise ülkedeki mevcut siyasal iktidar için büyük önem taşıyor. 5 yıl önce iktidardaki PiS’in adayı olarak seçilen cumhurbaşkanı Andrzej Duda toplumun milliyetçi, muhafazakar duygularına hitap ederken, açıklamalarıyla bir çok kez Avrupa Birliği (AB) kurumlarıyla karşı karşıya gelmişti. Buna karşılık Rafal Trzaskowski ise seçmenlere her din, dil, ırk ve cinsel yönelimden insana açık bir Polonya vaad ederken, son yıllarda özellikle yargı alanında yapılan reformlar nedeniyle ülkesiyle AB kurumları arasında oluşan çatlağı gidereceğini dile getiriyor. Trzaskowski, hali hazırda ülkede belirli haller dışında yasak olan kürtajı ise kadınlar için doğal bir hak olduğunu savunuyor.
Öte yandan, Duda’nın görev süresi boyunca parlamentoda çoğunlukta bulunan PiS tarafından çıkarılan yasaların neredeyse tamamını onaylaması çoğu kez iktidar partisinin noteri olduğu şeklinde yorumlandı. Dolayısıyla seçimlerde Duda’nın galip gelecek olması geçtiğimiz sonbaharda art arda ikinci kez iktidara gelen PiS hükümetinin icraatlarının devamı anlamına gelecekken, Trzaskowski’nin olası zaferi ise yine kimi çevrelerce PiS hükümetinin icraatlarının sonu olarak yorumlanıyor. Çünkü Polonya anayasasına göre cumhurbaşkanının parlamentodan gelen yasaları tümüyle veto etme yetkisi bulunuyor, bu nedenle Pazartesi günü ülkede cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturacak isim büyük önem taşıyor.
Polonya anayasasına göre ilk turu 10 Mayıs’ta yapılması gereken cumhurbaşkanlığı seçimleri korona virüs salgını nedeniyle 28 Haziran’a ertelenmişti. Bu süreçte parlamento salgın nedeniyle sandığa gitmeye çekinen Polonya vatandaşlarının mektupla oy kullanabilmeleri için yasa çıkarmıştı. Yüzde 62,9 oranında katılımın olduğu seçimlerin ilk turunda vatandaşlar mektup ve geleneksel yolla oy kullanmış, görevliler de maske ve eldiven takarak sandık başında görev yapmıştı.