Kenan Taştan
Kenan Taştan
bilgi@kanal23.com
Hayata dair bir tetimme
28 Şubat 2011 12:33

Yaşadıkları hayatın kıymetini bilmeyen insanlar, kıymetlerini bilecekleri bir hayatın özlemini duyarlar. Oysa “kıymet” yaşanan hayatın içinde gizlidir.

“Her şey’in değeri yokluğunda kaimdir” diye boşuna söylenmemiş. İnsanlar ellerindeki mutluluğun, huzurun kıymetini maalesef onu yitirdiklerinde anlıyorlar. Ne garip yıllarca mutluluğu kariyerde, parada, mal-mülkte yani kendi dışında arayan insanlar, aradıklarını bulduklarını sandıklarından sonra en mutsuz günlerini yaşamaya başlıyorlar.

Huzuru her hangi bir nesneye, beklentiye yükleyen biz insanoğlu erişilmezimize ulaştığımızda, aslında huzurun ulaşmak istediğimiz şeylerde olmadığını görünce yıkılıyoruz.

Bir ömür boyu yakalayamamış, bir ömür’ü heba etmiş yığınlarla kaplı yeryüzü. Sebebi mi? Çok basit; huzur ve mutluluk bizim dışımızda cereyan eden olaylarda, malda-mülkte, kariyerde çalışmada veya sağlıkta değil. Esas mutluluk kaynağı beklide onu aramayı hiç akıl edemediğimiz yerde, yani içimizde-zihnimizde-benliğimizde. Şu da olsaydı, bunlara da sahip olsaydım, ah benimde olsaydı dediğimiz özlem ve beklentilerimizde değil.

Eskiden mutlu olmak için iyi bir eş ve yeterince aş yeterdi insanoğluna. Oysa günümüzde mutluluk onlarca tali sebeplere endeksli. Olmazsa olması bir iki kalemden ibaret olan eski insanların yerine, olmazsa olmazları olması neredeyse mümkün olamayacak kadar çok hale geldi.

Teknolojik hayata endekslenmiş yaşamlar huzura hasret hale geldi günümüzde. İnsanoğlu tarihin hiçbir döneminde bu kadar şaşalı bir yaşam, bu kadar bolluğu bir arada görmedi. Bununla birlikte yığınlar arasında yalnızlığı da hiçbir dönemde bu kadar vahim bir halde yaşamadı.

Teknoloji insanlar için vardı (!) veya insanın huzuru ve refahı için olmalıydı-olması gerekirdi. Lakin öyle olmadı. Teknolojiyle birlikte insanlar asosyalleşti. Teknolojinin nimetlerinden biri olan (!) televizyon insan ilişkilerini tek düze haline getirdi. Televizyonla birlikte insanlar komşuluk mefhumunu, insanlık mefhumunu unuttu. Konuşmak ve sohbet etmek yerini televizyon seyretmeye bıraktı. Önceleri çok cazipmiş gibi görünen bu monolog, sonraları yerini iç sıkıntılarına, huzursuzluklara bırakır hale geldi. Neden mi? Cevabı kendi içinde de ondan. İnsanoğlu diyalogla var olan, diyalogla huzur bulan bir yaratılmıştır da ondan. Dört duvar arasında muhabbetlerin yapılmadığı, sohbetlerin olmadığı, tek taraflı bir nesneye bakarak geçirilen günlerin olduğu bir ortamda bir nesneye bakarak geçirilen günlerin olduğu bir ortamda huzur ve iç dinginliği olamayacaktı da ondan.

Ya internet denilen o mefhuma ne demeli? Ocakları yıkan, aileleri parçalayan, internete. Günümüzdeki boşanmaların büyük bir çoğunluğundan sorumlu olan internete ne demeli? Kendi iç ortamlarında, kendi aile yaşantılarında huzuru bulamamış olan insanların uğrak yeri oldu internet. Chet denilen önceleri sanal ortamda başlayan muhabbetlerin sonraları görüntü ve fiili muhabbetlere dönüştüğü yer olan internet.

Evli olan nice erkek ve bayanların eşlerini en rahat, en kolay aldatabilecekleri yer olan internet. Nasıl olsa kimse bilmez, kimse görmez denilen ve sohbetlerin, muhabbetlerin en bayağısının yapıldığı yer olan internet. Günümüzde kalabalıklar arasında yalnızlığı yaşayan insanoğlunun kaçış yeri, uğrak yeri olan internet. Lakin yağmurdan kaçarken doluya yakalanmak diye de buna denirdi. İnsanlar aradıkları gönül huzurunu bulmak, sohbet etmek, muhabbet etmek için girdikleri internette gönül ve ruh huzurunu toptan yitirmeye başladılar.

Muhabbet, iç huzuru ancak insanların ahlaki, dini, ananevi değer yargılarına ama özelliklede dini referanslarına bağlı kalarak gerçekleştirebilecekleri bir sosyal olgudur. Onun için büyüklerimiz “Muhammed’den hâsıl oldu muhabbet, Muhammedsiz muhabbete ne gerek” demişler.

Evet, günümüzde teknolojik buhran yaşanıyor. Teknolojinin aracı olduğu sosyal infialler insanları huzursuzluğa itiyor. Çözüm mü? Çok uzakta aramaya gerek yok,, çözüm onu yitirdiğimiz yerde…

BU YAZIYI PAYLAŞIN!
Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş Digg'de Paylaş Del.icio.us'ta Paylaş Google'da Paylaş Yahoo'da Paylaş Technorati'de Paylaş
29 Mart 2012 16:19
953 kez okundu
30 Ocak 2012 12:35
685 kez okundu
22 Kasım 2011 14:10
885 kez okundu
19 Eylül 2011 11:00
1005 kez okundu
08 Ağustos 2011 12:47
677 kez okundu
29 Nisan 2011 15:28
976 kez okundu
28 Şubat 2011 12:33
856 kez okundu
14 Şubat 2011 17:51
720 kez okundu
20 Eylül 2010 00:43
994 kez okundu
İbrahim Taşel - Çocuklarımız şanslı mı?
İbrahim Taşel
06 Ocak 2011
Yorumlarınızı Facebook hesabınızla yazın!
YAZARLAR
HAVA DURUMU
ELAZIG
Konya 4 - 1 Elazığ
240 kez görüntülendi
Elazığ 2 - 1 Buca
607 kez görüntülendi
T.Linyit - Elazığ
377 kez görüntülendi
Elazığ 0 - 0 K. Erciyes
541 kez görüntülendi
Medya Analiz-3
1524 kez izlendi
Medya Analiz-2
1271 kez izlendi
Ülke ve Elazığ Gündemi
3398 kez izlendi
ERDEM'den SON NOKTA
941 kez izlendi
ÇOK OKUNANLAR