
2010 yılının belki de en başarılı takımı Elazığspor’un, 2010-2011 sezonunun ilk yarısını 6 puan farkla kapatmasının ardından, 2011 yılında da aynı başarıyı sürdürmesine belki de ikinci yarının ilk maçı öncülük edecekti.
Rakiplerinin hemen hemen hepsinin takımlarını takviye ettiğini de göz önüne alırsak, Elazığspor’un ikinci devrede işinin kolay olmayacağı konusunda, sanıyorum herkes hem fikir olacaktır.
Bu nedenle Telekomspor karşısında Elazığspor’un işinin çok kolay olmayacağını tahmin edebiliyorduk.
Zaten namağlupluk unvanını sonlandıran takım olmak rakipleri motive ediyorken, bir de ikinci yarıya iyi başlamak düşüncesi, Telekomsporlu futbolcuları Elazığspor’a karşı tahrik etmeye yetmişti.
Bu nedenle oyunun başından sonuna kadar agresif bir oyun anlayışı içerisinde olan Telekomspor, evimizde karşılaştığımız en diri takım olma özelliğini de göz önüne serdi.
Elazığspor da aynı özellikleri taşıdığı için genelde sert geçen karşılaşmanın kırılma noktasını hakemin bariz hatası belirleyecekken, Arif buna müsaade etmedi.
Müsabakanın henüz başındayken Arif’in ceza alanı içinde çekilmesini ceza alanı dışına taşıyan hakem, neredeyse skora etki edecekti.
Ancak Arif’in örümcek ağını alan şık golü, hakemi de kurtardı.
Gol pozisyonu üretme adına her iki takımın da çok fazla başarılı olamamasının temel nedeni, mücadelenin genelde orta alanda gerçekleşmesinden kaynaklandı.
İkinci yarıya mağlup durumda olmanın etkisiyle daha hızlı başlayan Telekomspor’un ataklarını Elazığspor, savuşturmakta zorluk çekmedi.
Elazığspor formasıyla ilk defa oyuna başlayan Ergün, pozisyon bulamadığı için, golcülüğünü de gösteremedi.
Bu nedenle ikinci yarın ortalarına doğru yerini Göksu’ya bıraktı.
İlk yarıda kullanmakta pek başarılı olamadığımız sağ kanada işlerlik kazandırmak amacıyla, Hüseyin’in yerine Ali’yi alan Osman Hoca, yaptığı bu iki değişiklikle, ikinci golü bulup rahatlamayı hedefliyordu.
Ancak Telekomspor bu rahatlamaya müsaade etmedi.
Müsabaka sonunda gülen taraf Elazığspor olurken, sertlikten dolayı Telekomspor’a sitem eden Osman ÖZKÖYLÜ’nün, kalan 16 maçın bundan çok farklı olmayacağını hesaba katması gerekir.
Şu an itibariyle Elazığspor’un en yakın rakibiyle puan farkı dokuz…
İnşallah birkaç haftaya kadar, rakiplerimizin ligi ilk sırada bitirme ümidi tükenir.
Ancak Elazığspor’u mağlup etme sevdası bitmez.
Bu da beraberinde sertliği getirir.
Müsabakalarımızı yönetecek hakemler de Osman Yiğit UZER gibi olursa vay halimize…
Osman Yiğit UZER gibi beceriksizliğini düdüğüyle örtmeye çalışan hakemler, bir de sertliğe müsaade ederse, Elazığspor sezonu hastanede tamamlar.
Bu nedenle yönetimin federasyon nezdinde, bu konuda girişimlerde bulunmasında fayda var.
Yoksa tepkilerin dozajı ayarlanamaya bilir.
Devre arasında Osman Hoca’nın müdahale etmek zorunda kaldığı davranışların, artmaması için tedbir almalıyız.
Tedbiri alacak olan da ben değilim.