
Görseydin ne olacak ki! Çok çok mezara kadar…. Ondan sonrası kimseler yok, yalnız başınasın! Sadece sen ve amelin ,dünyada yaptıkların ve hesap soranlar. “Cenaze namazı farz-ı kifayedir, birileri kılıyorsa ben kılmasam da olur” diye düşünmemek lazım.Ölüm anımızı,yerini ve zamanını, bilemiyoruz.Mümkün olsaydı cenaze törenimizi görebilseydik dostlarımız katılmış mı katılanların sayısının azlığına bakıp ağlar mıydık? Yoksa tam aksine muhteşem bir kalabalığın cenaze namazımızı kılmak ve bize dua etmek için geldiğini görür, sevinip Rabbimize hamd edermiydik? Şüphesiz hepimiz ölümü tadacak sonra kefenlenip “taht misali musalla taşında bir namazlık saltanat” yaşayacak, küçük, soğuk ve karanlık kabrine yapayalnız gideceğiz..
Cenazeye, yakın akraba ve arkadaş çevreden birileri, mutlaka cenaze namazına kılınmakta, çok yakınsa kabrine de gidilip defin işlerine yardımcı olunmaktadır.Belki bazen gitmeyi çok istemediğiniz bir kimsenin cenazesine “Katılmamız lâzım” düşüncesiyle gidebilirsiniz. Hatta kimilerimizde, “Gitmezsek ayıp olur” anlayışı vardır.
Bazen de namaz kıldığınız bir camide hiç beklemediğiniz bir sürprizle karşılaşırsınız. Camiye cenaze getirilmiştir ve cenaze namazı kılınacaktır. Ya ister istemez kılarsınız ya da tanımadığınızı düşünerek kılmazsınız. “Nasıl olsa farz-ı kifayedir. Kılan kimseler var ve ben kılmak zorunda değilim.”deyip yoğun iş arasında bir an evvel cenaze namazını kılıp dönmeyi düşünür.
Bazıları da cenaze ortamının hüzünlü ve kasvetli havasından bir an önce kurtulmayı arzu eder.Oysa vefat eden bir kardeşimize karşı son görevimiz olan yıkama, kefenleme, cenaze namazı, defin ile yakınlarına taziyede bulunmak, baştan sona ibret, tefekkür, dua ve kardeşlik duygularıyla dolu muhteşem ve muazzam ibadetlerdir.
Bilhassa cenaze namazını, istemeyerek, acele ve baştan savma değil, cân ü gönülden isteyerek, kardeşimize yardım hisleriyle dolup taşarak, onun için dua dua yalvararak kılmamız gerekir.
Mü’min, salih amel işlemeye sürekli istek duymalıdır. Bizi hangi amelimizin kurtaracağını bilemeyiz. Belki çevresi geniş olmayan bir garibanın cenaze namazına katılıp dua, taziye ve tesellide bulunmak, Rabbimizin rızasını kazandıracak ve hayal bile edemediğimiz bir hayra vesile olacaktır. Resûlullah Efendimiz(s.a.v.), "Ölü üzerine namaz kıldınız mı ona ihlâsla dua edin."
Bu sevaba erişmek için bilhassa cenaze namazına katılma imkânımız varsa, merhumu tanısak da, tanımasak da ilgisiz kalmamak, cenaze namazına koşmak gerekir.