İbrahim Halil Çelik
İbrahim Halil Çelik
bilgi@kanal23.com
Mümkün olsaydı da, cenaze törenimizi görebilseydik!
24 Mart 2011 19:49

Görseydin ne olacak ki! Çok çok mezara kadar…. Ondan sonrası kimseler yok, yalnız başınasın! Sadece sen ve amelin ,dünyada yaptıkların ve hesap soranlar. “Cenaze namazı farz-ı kifayedir, birileri kılıyorsa ben kılmasam da olur” diye düşünmemek lazım.Ölüm anımızı,yerini ve zamanını, bilemiyoruz.Mümkün olsaydı cenaze törenimizi görebilseydik dostlarımız katılmış mı katılanların sayısının azlığına bakıp ağlar mıydık? Yoksa tam aksine muhteşem bir kalabalığın cenaze namazımızı kılmak ve bize dua etmek için geldiğini görür, sevinip Rabbimize hamd edermiydik? Şüphesiz hepimiz ölümü tadacak sonra kefenlenip “taht misali musalla taşında bir namazlık saltanat” yaşayacak, küçük, soğuk ve karanlık kabrine yapayalnız gideceğiz..

Cenazeye, yakın akraba ve arkadaş çevreden birileri, mutlaka cenaze namazına kılınmakta, çok yakınsa kabrine de gidilip defin işlerine yardımcı olunmaktadır.Belki bazen gitmeyi çok istemediğiniz bir kimsenin cenazesine “Katılmamız lâzım” düşüncesiyle gidebilirsiniz. Hatta kimilerimizde, “Gitmezsek ayıp olur” anlayışı vardır.

Bazen de namaz kıldığınız bir camide hiç beklemediğiniz bir sürprizle karşılaşırsınız. Camiye cenaze getirilmiştir ve cenaze namazı kılınacaktır. Ya ister istemez kılarsınız ya da tanımadığınızı düşünerek kılmazsınız. “Nasıl olsa farz-ı kifayedir. Kılan kimseler var ve ben kılmak zorunda değilim.”deyip yoğun iş arasında bir an evvel cenaze namazını kılıp dönmeyi düşünür.

Bazıları da cenaze ortamının hüzünlü ve kasvetli havasından bir an önce kurtulmayı arzu eder.Oysa vefat eden bir kardeşimize karşı son görevimiz olan yıkama, kefenleme, cenaze namazı, defin ile yakınlarına taziyede bulunmak, baştan sona ibret, tefekkür, dua ve kardeşlik duygularıyla dolu muhteşem ve muazzam ibadetlerdir.

Bilhassa cenaze namazını, istemeyerek, acele ve baştan savma değil, cân ü gönülden isteyerek, kardeşimize yardım hisleriyle dolup taşarak, onun için dua dua yalvararak kılmamız gerekir.

Mü’min, salih amel işlemeye sürekli istek duymalıdır. Bizi hangi amelimizin kurtaracağını bilemeyiz. Belki çevresi geniş olmayan bir garibanın cenaze namazına katılıp dua, taziye ve tesellide bulunmak, Rabbimizin rızasını kazandıracak ve hayal bile edemediğimiz bir hayra vesile olacaktır. Resûlullah Efendimiz(s.a.v.), "Ölü üzerine namaz kıldınız mı ona ihlâsla dua edin."

Bu sevaba erişmek için bilhassa cenaze namazına katılma imkânımız varsa, merhumu tanısak da, tanımasak da ilgisiz kalmamak, cenaze namazına koşmak gerekir.

BU YAZIYI PAYLAŞIN!
Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş Digg'de Paylaş Del.icio.us'ta Paylaş Google'da Paylaş Yahoo'da Paylaş Technorati'de Paylaş
15 Mayıs 2012 11:53
74 kez okundu
09 Mart 2012 13:53
862 kez okundu
02 Ocak 2012 18:43
1139 kez okundu
15 Kasım 2011 11:35
596 kez okundu
19 Ağustos 2011 17:31
1220 kez okundu
06 Haziran 2011 19:13
957 kez okundu
19 Nisan 2011 18:39
684 kez okundu
08 Şubat 2011 12:13
1027 kez okundu
İbrahim Taşel - Çocuklarımız şanslı mı?
İbrahim Taşel
06 Ocak 2011
Yorumlarınızı Facebook hesabınızla yazın!
YAZARLAR
HAVA DURUMU
ELAZIG
Konya 4 - 1 Elazığ
240 kez görüntülendi
Elazığ 2 - 1 Buca
607 kez görüntülendi
T.Linyit - Elazığ
377 kez görüntülendi
Elazığ 0 - 0 K. Erciyes
541 kez görüntülendi
Medya Analiz-3
1524 kez izlendi
Medya Analiz-2
1271 kez izlendi
Ülke ve Elazığ Gündemi
3398 kez izlendi
ERDEM'den SON NOKTA
941 kez izlendi
ÇOK OKUNANLAR