
Birçok alanda yarış vardır.
Sporda yarış, okulda yarış, partide yarış.
Zaten hayatın kendisi yarış değilmidir?
Yarışların kuralları da farklı farklıdır.
Genelde yarışı düzenleyen veya organize edenler kuralları da kendileri koymaktadır.
Yarışa giren de, bu kuralları önceden kabul etmiş olarak zaten yarışa girmiştir.
Kabullenilmeyecek olan yarışın ortasında kuralların değişmesidir.
Zor olan yarışlar bileşenin çok ve subjektif kriterlerin bulunduğu yarışlardır.
Bu zor yarışlara girenler de, bu zorlukları kabul etmiş olarak yarışa girmiştirler.
Centilmen yarışçı, netice ne olursa olsun sonucu kabullenen yarışçıdır.
Önceden şartları bilip, tüm zorluk ve olumsuz neticeden bilgi sahibi yarışçının sonucu kabullenmemesi ise, onun centilmen veya iyi niyetli olmadığını gösterir.
En kötüsü ise; kazanan yarışmacıya, organizatöre çamur atılması veya sonradan çelme takılmasıdır.
Kaybeden için olgun tavır, ses çıkarmadan köşesine çekilmektir.
Aksi durum hem kendine, hem de seyircilere zarar verir. Belki de bir sonraki yarışmada kendisi için eksi bir puan olur.
Bazen gerçekten yarışmanın sonucunun kabullenmek zor olmakta, insana kan kusturmaktadır. Atalarımız bu durumlarda kan kusup, kızılcık şerbeti içtim demişlerdir.