Kenan Taştan
Kenan Taştan
bilgi@kanal23.com
Neden mutsuzuz?
29 Nisan 2011 15:28

Şu an ne hissediyorsun? Diye sorduğum insanların büyük bir çoğunluğunun verdiği cevaplar; ya geçmişle ilgili bir takıntılarını ve ya gelecekle ilgili bir endişelerini dile getirmeleri oldu. Örneğin;

— Acaba KPSS sınavını kazanabilecek miyim?
— Kayın validem gelecek muhtemelen gene bana hayatı zindan edecek.
— Bu ayki taksitleri nasıl ödeyeceğim?
— Bizim çocuk ya sınavı kazanamazsa? Gibi cevaplar aldım.

Dikkat edin bu cevaplar içinde yaşadığımız an ile ilgili cevaplar değil. Oysa biz şu anı yaşıyoruz. İçinde bulunduğumuz an bizim en değerli anımız olması gerekir. Neden mi? Bir daha o anı yaşamamız mümkün değil de ondan. Herakletos’un dediği gibi “Bir ırmakta iki defa yıkanamazsınız.” O halde, yaşamımızı oluşturan, o tekrarı mümkün olmayan, o eşsiz saniyelerin tadını çıkarmak gerekir. Varoluşcu felsefe içinde bulunduğumuz anı yaşayamamızın iki temel sebebe bağlıyor ve bunlara bugünümüzü çalan hırsızlar diyor. Bunlar:

1- Geçmişe ait pişmanlıklarımız
2- Geleceğe ilişkin kaygılarımız.

İşte bu iki hırsız bugünümüzü alıp götürüyor.
Oysa bütün bunların yerine, yaşamdaki hedeflerimizden vazgeçmeksizin sokakları fark ederek yürümemiz, çocuklarımızı fark ederek büyütmemiz mümkündür. Yaptığımız işlerin tadını çıkararak yaşamamız mümkündür. Bir okuldan mezun olduktan sonra “Ah ne güzel günlerdi” diye kaçırılmış güzellikleri hasretle ve esefle hatırlamak yerine, o güzel günleri yaşarken fark etmemiz mümkündür.

Varoluşçu felsefeye göre, nesneler ve hayvanlar, nasıl yaratılmışsa öyle olmak zorundadırlar. Örneğin masa masalığına katkıda bulunamaz. İnsan ise yaratıldığı şekilde, kalmak zorunda değildir. Bana göre kalmamalıdır da. İnsan kendi varlığına katkıda bulunabilen bir canlıdır. Tüm canlılar içinde sadece insan kendini değiştirebilir ve geliştirebilir. Var olmak ve gelişmek insan için iç içe geçmiş kavramlardır. İnsan var olmak için gelişmek zorundadır. Ancak bu gelişim sadece olumlu yönde olmayabilir. İnsan bugün dünya’yı yok etme gücüne sahip tek canlıdır. İnsan isterse kendini ve dünyayı yok edebilir.

Yaptığınız bir işi “mecburen” de yapabilirsiniz, keyif duyarak da. Sahana kırdığınız yumurtayı mecburen de yiyebilirsiniz, o yumurtayı lüks bir akşam yemeği haline de getirebilirsiniz. Paramızı aktarmadan, yalnızca iç zenginliğimizi aktararak da lüks yaşamak mümkündür.

Bir programda Vehbi Koç, gözleri yaşararak “Hayatım boyunca sürekli çalıştım, hiç hayatımı yaşamadım” demişti. Şimdi siz belki Vehbi Koç gibi olayım da hayatımı yaşamasam da olur diyebilirsiniz. Hem Vehbi Koç gibi olup hem de hayatın farkında olmaya ne dersiniz. “Kendinizi ve hayatı fark ederek yaşamak” işte hayatın ve mutluluğun sırrı.

BU YAZIYI PAYLAŞIN!
Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş Digg'de Paylaş Del.icio.us'ta Paylaş Google'da Paylaş Yahoo'da Paylaş Technorati'de Paylaş
29 Mart 2012 16:19
953 kez okundu
30 Ocak 2012 12:35
685 kez okundu
22 Kasım 2011 14:10
885 kez okundu
19 Eylül 2011 11:00
1005 kez okundu
08 Ağustos 2011 12:47
677 kez okundu
29 Nisan 2011 15:28
977 kez okundu
28 Şubat 2011 12:33
856 kez okundu
14 Şubat 2011 17:51
720 kez okundu
20 Eylül 2010 00:43
994 kez okundu
İbrahim Taşel - Çocuklarımız şanslı mı?
İbrahim Taşel
06 Ocak 2011
Yorumlarınızı Facebook hesabınızla yazın!
YAZARLAR
HAVA DURUMU
ELAZIG
Konya 4 - 1 Elazığ
240 kez görüntülendi
Elazığ 2 - 1 Buca
607 kez görüntülendi
T.Linyit - Elazığ
377 kez görüntülendi
Elazığ 0 - 0 K. Erciyes
541 kez görüntülendi
Medya Analiz-3
1524 kez izlendi
Medya Analiz-2
1271 kez izlendi
Ülke ve Elazığ Gündemi
3398 kez izlendi
ERDEM'den SON NOKTA
941 kez izlendi
ÇOK OKUNANLAR