
- Türkiye de Uzun yıllar “Derin Devlet” diye bir yapılanmadan bahsedildi;
Onunla mücadeleler, onun üzerinden siyasi kampanyalar, atışmalar, kamplaşmalar vs…
- Öyle bir yapılanma var mıydı yok muydu?
“Vardı” kanaati büyük çoğunlukla kabul gördü.
- Bu “derin devlet” dedikleri belli bir grup aslında;
Laiklik, milli değerler, cumhuriyet, gericilik ve irtica üzerinden gizli kampanyalar ve hatta gayri meşru yollar deneyerek sivil veya askeri iktidarı ellerine geçirmeye veya var olan nüfuzlarını ellerinde tutmaya çalışıyorlardı !…
- Yaygın kanaat buydu.
- Demokrasiyi öne çıkaran merkez sağ iktidarlar sürekli bununla mücadele etti (zaman zaman zaafiyet gösterseler de).
- Bu nedenledir ki 1960’lardan 1990’ların sonuna kadar ülke siyasetinde sürekli var olan eski Başbakan ve Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’e tam sekiz defa darbe yapılmıştı!...
- O günün şartlarına göre mücadeleyi sürdüren Süleyman Demirel, bazılarının tabiri ile gah “Şapkayı alıp gitmek” zorunda kalmıştı, gah da sürgünlere gönderilmişti…
- Ama yılmamış, bir müddet sonra tekrar dönmüş ve seçimlerle tekrar iktidarı ele geçirmişti…
- Fakat Süleymen Demirel’in darbelerle mücadelesinde benimsediği yöntem (o dönemin şartlarında); “Devletin bekasının, ülke ve millet bütünlüğünün ağır yara almaması, mücadelenin zamana yayılması” üzerineydi.
- Zira bir hatırasında Demirel;
…“12 Eylül’de bir albay geldi, Ankara-Güniz Sokakta ‘Hadi valizin topla’ dedi… Beni aldılar araca Zincirbozan’a doğru yola çıktık… Ankara, Eskişehir…Devam ediyoruz…Halktan bir Allah’ın kulu yolda nümayiş yapmadı, aracı durdurup ‘yav bu adamı nereye götürüyorsunuz’ demedi!...” cümlesini kullanmış.
- Yani halkın da darbeciyle mücadeleye hazır hale gelmesi gerektiğinden bahsediyor !…
- Üstelik o yıllarda telefon ağı yaygın değil, halkın eğitim düzeyi yeteli değil, bilgisayar-internet ağı zaten yok vs. vs…
- …Demirel Zincirbozan’da tutuklu…
- 12 Eylül ihtilali sonrası ilk genel seçimlere giriliyor (Mart 1983)…
- Demirel’in işaretiyle kurulan ve başında Ali Fethi Esener’in olduğu (Eski Orgeneral) “Büyük Türkiye Partisi” hızla iktidara yürüyor…
- Tahminler % 50-60 oy alacağı yönünde…
- Hoop!...
- Gazeteler ilave baskı yaptı, televizyonlar son dakika haberi!…
“Büyük Türkiye Partisi” Kenan Evren ve ekibi (İhtilal Konseyi) tarafından kapatıldı…
- …Hatırlayan var mı!?...
- Çok zaman geçmiş üzerinden…
- Şimdi bir takım insafsızlar bu Süleymen Demirel’e bir sürü iftira atıyorlar; statükocuymuş da, darbeciymiş de!…
Yukarıda Allah, aşağıda biz şahidiz;
- Süleyman Demirel’in bu milletin birliğine, demokrasisine, ekonomisine, bayrağına, ezanına, yoluna, suyuna yaptığı hizmet unutulamaz!..
Ha;
- Hizmeti çok büyük, ama yanlışları ve kusurları da olmuştur…
- Örneğin 28 Şubat’ta “Darbeciler fiili darbe yapıp idareyi tam ele almasın” gerekçesiyle darbecilerin isteğini yerine getirip Başbakanlık görevini DYP’ye vermemesi ve DYP’nin bölünmesine sebep olması affedilecek bir durum değildir!…
- O sürecin sonucudur bugün ülkenin yaşadığı siyasi tatminsizlik !…
- Fakat yine de her dönemi kendi şartlarına göre değerlendirmek zorunda olduğumuzu unutmamalıyız!..
- Şimdi konuyu bugüne getirmek istiyorum;
- 1983 yılında ani bir İhtilal Konseyi kararı ile Demirel’in “Büyük Türkiye Partisi’nin” kapatılması üzerine, “Demirel’in müsteşarı” sıfatıyla ve değişik kampanyalar ile iktidarı ele geçiren merhum Turgut Özal’ın (Eski Başbakan ve Cumhurbaşkanı) başında bulunduğu 7-8 yıllık bir ANAP dönemi…
- Sonrasında DYP ve Demirel’in Başbakanlığı, DYP ve Tansu Çiller’in Başbakanlığı ve sağ-sol büyük siyasi partilerin uzlaşması ve oylarıyla (Türkiye de ilk) Süleyman Demirel’in Cumhurbaşkanlığı…
- 28 Şubat Müdahalesi sonrası bir Ecevit azınlık hükümeti ve bir de Apo’nun yakalanması sonrası Ecevit’in Başbakanlığı’nda DSP-MHP-ANAP koalisyon hükümeti …
- Ve 2002’den bu tarafa Adalet ve Kalkınma Partisi hükümetleri…
- …“Emperyalist dış güçlerin, ‘Büyük Ortadoğu Projesi’ çerçevesinde Irak’ta Saddam rejimini devirmekle başlattığı bir süreç ve Türkiye Cumhuriyeti’nde onların bu sürecine mesafeli durmayan bir yapının oluşturulması” ekseninde tartışmalar, yazılar, yazılar!…
- Bir kısım böyle derken, diğer bir kısım ise demokrasi adına darbecilerin saf dışı edilmesi, ilgili kişi ve generallerin tutuklanması, Ergenekon, Balyoz, Kafes vs. adları altında yargıya sevk edilmesi, hak ve özgürlükler vs. vs…
- Dediğim o ki, dokuz yıllık AK Parti hükümetlerinde üçüncü seçime giriyoruz halen daha konu değişmedi!...
- DEMOKRASİ, DARBECİLER…DEMOKRASİ, DEMOKRASİ!...
- Bu süreçte ülkemizde doğru yapılan şeyler çoksa da yanlışlar, çarpıtmalar ve iftiralar da havada uçuşuyor!...
- Öyle ki sekiz defa darbeye maruz kalmış Süleyman Demirel’i bile darbeci yaptılar !…
- Özetle, “demokrasi” bir günah keçisine dönüştürülmemelidir !…
- Artık bu kisve altında maalesef çok insan hasarları yaşanıyor bu ülkede !…
- Bir “yandaş medya” ve “yandaş akım” var ki sormayın!;
- Sanki tuttukları taraf efsunlanmış (günahtan ve hatadan korunmuş…haşa!)…
Çarpıcı örnekler:
…Askerler teröristi vuruyor: ”Yok efendim komutanlar kasten vuruyor ki gerginlik olsun”…
…Askerler teröristin saldırısına uğruyor, şehit veriliyor: “Yok efendim kasten saldırmıyorlar, şehit veriyorlar ki hükümet zora girsin !”…
…Tanınmış başarılı bir siyaset ve devlet adamının ismi merkez sağ bir partinin liderliğine geçiyor, hemen “Ergenekoncu” yani darbeci diye yaftalanıyor, sorgulamaya alınıyor!...Bir başkası, yine öyle…
- Bu ve benzeri örnek ve yorumların her gün onlarcası yaşanıyor-görülüyor bu ülkenin medyasında, bürokrasisinde, siyasetinde, ticaretinde, şuyunda, buyunda!…
- Bunu yapanların bir kısmı bir de dinimizi- imanımızı istismar etmez mi!...
- …Cenab-ı Allah müslümanın da dindarın da kim olduğunu çok iyi bilir!…
- İnanıyor, iman ediyoruz.
- Sonuç:
- Bu ülkede demokrasi adına bir “DERİN DEMOKRASİ” yapılanması olup-olmadığını düşünmemiz ve sorgulamamız gerekiyor artık!…
- “Demokrasi” adını kullanarak iç-dış ittifak ortaklarıyla beraber gizli emelleri için devlet içine sızan, dünyevi çıkarlarını koruyan, hasımlarını ezen, hınçlarını çıkaran, öçlerini alan, komplolar kuran, ülkemiz üzerine oynanan oyunlara alet olan bir derin kesim yapılanması!…
- Allah ülkemizi, milletimizi, ezanımızı, bayrağımızı “DERİN DEVLET” çilerden olduğu kadar, “DERİN DEMOKARASİ” cilerden de korusun!...