
Dardanel’den 3 puanla dönen Elazığspor, Ofspor Maçı’nda seyirci rekoru beklerken, hava muhalefeti buna engel oldu.
Karla karışık yağan yağmur, Elazığspor’un alıştığımız futbolunu sergilemesine müsaade etmezken, güzel oyun karşılığında bol gol bekleyen vefakâr taraftarlar da, Murat KAYALI’nın son dakika golüyle gelen üç puana razı oldu…
Atatürk Stadı’nın gölü andıran zemini; topa daha çok sahip olan, ayağa pas yaparak rakibi yoran ve kişisel yeteneklerini sergileyerek sonuca giden Elazığspor’un en büyük handikabıydı…
Kadro kalitesi olarak rakiplerinden iki kat daha üstün olan Elazığspor, belki istediği oyun anlayışını sahaya yansıtamadı lâkin namağlup unvanını devam ettirerek puan farkını da 12’ye çıkararak, şampiyonluk yolunda adeta yalnız kaldı.
Staratejisini, gol yemeden bulacağı bir şans golüyle, Liderin namağlup unvanına son vermek olarak belirleyen Ofspor, Kaleci Levent’i hiç rahatsız edemezken, ağır saha şartları nedeniyle istediği futbolu sergileyemeyen Elazığspor, İlk Yarı’da rakip kalede daha çok görünen taraftı…
Sarı kart cezası nedeniyle forma giyemeyen Alper’in yokluğunu, ön liberoda Murat GÜNDOĞAN ile gideren Teknik Heyet, gol yollarına çözüm üretmekte zorlandı.
Tek düşüncesi yarı alanını savunmak olan rakibi karşısında, belki de sezonun en az gol pozisyonunu ürettiği bir müsabaka ortaya koyarak, İlk Yarı’yı Arif’in frikikten attığı tek golle kapatmak zorunda kaldı.
Kalemizde gördüğümüz gol ise¸ klâsik duran top hastalığımızdandı.
Ofspor’un gol bulabilmesi için istediği duran top pozisyonunu üretmek için de, fazlaca cömert davrandığımızı belirtmemiz gerekir.
Kalemize yaklaşamayan rakip, serbest vuruştan beraberliği yakalarken, mücadele azmini de artırmış oldu.
Karadeniz iklimini aratmayan hava şartları ve Ahmet Suat ÖZYAZICI Stadı’nı andıran zemin görüntüsü, Ofspor için bulunmaz bir nimetti.
Ofspor da bu nimetten doksan dakika faydalanmasını bildi.
Önce beraberlik düşüncesiyle sahaya çıkan Hasan VEZİR’in planını, Murat KAYALI’nın defansa çarpıp ağlara giden golü bozarken, 24. dakikada 10 kişi kalan rakibine karşı hamle yapmadan oyunu tamamlayan Elazığspor Kulübesinin de kurtarıcısı oldu adeta!
Ağır saha şartlarına alışkın Karadeniz kökenli Ümit TEKE kulübede beklerken, maç kondisyonu eksik olan Ergün’den faydalanma düşüncesi doğru muydu tartışmak gerekir.
Her şeye rağmen, kazanmak için olağanüstü gayret gösteren ve kazanmayı alışkanlık haline getiren futbolcuları da can-ı gönülden kutlamamız lâzım…
Ligin bitmesine ondört hafta kala elde edilen oniki puan fark, elbette küçümsenecek gibi değil…
Elde edilen farkta, bizim başarımız kadar, takipçilerimizin de ikramını unutmamız lazım…
Oynadığımız futbol rakiplerimizi bile kıskandırıyor önlem almakta çaresiz kalıyorlar bu sevindirici…
Ancak bundan sonra en büyük rakip, hava ve saha şartları; namağlup şampiyon olmak istiyorsak buna da bir çare bulmamız gerekir…