
Geçtiğimiz hafta Fırat Kalkınma Ajansı’nın Meclis Başkanlığı seçimleri vardı.
Malatya’daki seçimlerde, Malatyalı aday Prof. Dr. İbrahim Gezer ve Elazığlı aday Prof. Dr. Erhan Akın aday oldular. Seçimleri 10 oy farkla Malatya’nın başkan adayı İbrahim Gezer kazandı.
Prof. Dr. İbrahim Gezer 37 oy, Prof. Dr. Erhan Akın ise 27 oy aldı.
Yani arada 10 oy fark var.
GEZER, Fırat Kalkınma Ajansı Kalkınma Kurulu Başkanı, AKIN ise başkan vekili oldu.
Toplantıya Elazığ’dan 29 kişinin katılması beklenilirken, sadece 17 kişi katıldı.
Yani 12 kişi katılmadı.
12 kişi katılmış olsaydı AKIN, Başkan olacaktı.
Toplantıya iştirak etmeyen 12 kişinin isimleri bazı basın organlarında yayınlandı.
Yeniden yayınlamıyorum. Onlar kendilerini biliyorlar.
Boşuna hayıflanmayalım. Bu yeni olmuyor. Geçen seçimde de yine Elazığ’dan katılım olmamıştı.
Yani anlayacağınız biz kendi kendimize ediyoruz.
Başkasının günahı suçu yok…
ELAZIĞSPOR’DA MADDİ SIKINTI!
Elazığspor Teknik Direktörü Osman Özköylü, ilk 2 kampın değerlendirmesini Coşkun Kamaç’a yapmış… Kampın çok iyi geçtiğini belirten Özköylü, kulübün maddi durumu hakkında da önemli uyarılarda bulundu.
Özköylü, "Şampiyon olduk ama her şey çabuk unutuldu. Sanki şampiyon olduk her şey bitti. Bu kulübün ekonomik anlamda da desteğe ihtiyacı var. Her şeyi mülkî ve idari amirlerden ve yönetimden beklememek lazım. İşadamlarımız da bu konuda maddi destek için üzerine düşeni yapmalılar. Sonuçta aynı geminin içindeyiz. Futbolcularımızın maddi anlamda sıkıntıları var. Bunları çözmek ve lige sorunsuz girmek için herkesin elini taşın altına koymasını bekliyoruz" diyerek yardım çağrısında bulundu.
Lig öncesi yapılan bu çağrıya kulak verilmeli…
Elazığspor sahipsiz bırakılmamalı… Futbolcuların maddi sıkıntı yaşaması, lig öncesi büyük tehlike arz ediyor. Elazığ halkı eminim bu çağrıya kulak verecek ve yardım elini uzatacak.
MİNİBÜSLERDE TELSİZ
Tatil dönüşü yeniliklerle karşılandık.
En büyük yenilik ise Abdullahpaşa minibüslerinde bulunan telsizler oldu.
Minibüslerde artık müzik devri sona erdi. Müzik yerine telsiz konuşmalarına şahit olmaya başladık.
Şoför dostlarımız henüz daha alışamadılar.
Telsiz konuşmaları oldukça keyifli geçiyor.
İşte o konuşmalardan bazıları.
“Yolda yolcu var. Birini acilen yollayın gelsin”
“Alooo ağır get… Otobüsün önünde ol”
“Arkadaşlar konuşmaları kısa tutun. Münakaşa etmeyin”
“Beyler minibüste yolcu var. Unutmayın”
Daha bunun gibi nükteli konuşmalar var.
ÇAYDA ÇIRA…;
Biz tatilde iken…
Çayda Çıra Heykeli de söküldü yerinden…
O kavşak şu an bomboş…
Gözümüz henüz daha alışamadı.
Peki, heykel nereye gitti?
Küçük bir araştırma yaptık. Heykeli karayolları bölge müdürlüğü muhafaza ediyormuş, iki parça halinde… Hatta edindiğim bilgiye göre, ya eski yerine ya da başka bir kavşağa heykel yeniden monte edilecekmiş. (Henüz doğrulatamadım)
Çok eskiden düğün konvoyları Atatürk Heykelinin etrafından dönerlermiş.
Çayda Çıra Heykeli yapılınca bu kez düğün konvoyları oradan dönmeye başladılar.
Şimdi heykel olmayınca düğün konvoyları MİSLAND’a gitmeye başlamışlar.
Bence Çayda Çıra Heykeli, MİSLAND kavşağına monte edilebilir.
PİDE
İznimizi İstanbul’da değerlendirdik.
20 gün boyunca…
Genelde Anadolu yakasında, Elazığlılar’ın bulunduğu Cevizli’de kaldım.
İki tane pide fırını var. İkisinin sahibi de Sivriceli…
Zaman zaman Elazığ Pidesi’ni unutmamak için fırındaydık.
Bir pidenin fiyatı 1 lira 25 kuruş… Normal francala (somun) ise 50 kuruş…
Elazığ’da her gün gözümüzün önünde bulunan pide orda kıymete bindi.
Mecburen haftada bir pide keyfi yaptık.