
Küme düşme hattında bulunan Dardanelspor’u deplasmanda yendikten sonra, yine küme düşmemek için çırpınan Ofspor’u da mağlup eden Elazığspor, bugün Adana Demirspor ile karşılaşıyor.
Küme düşme hattında bulunan takımlar, rahat takımlar için her zaman büyük tehlike olmuşlardır.
Bu nedenle son iki haftada alınan galibiyetler asla küçümsenmemelidir.
Buna en güzel örnek Konya Torku Şekerspor.
Son iki haftada almış olduğu iki mağlubiyeti de küme düşme hattında bulunan takımlardan aldı.
Eyüp, Konya Torku Şekerspor’u mağlup etmemiş olsaydı, küme düşme hattının hemen üstünde yer alacaktı.
Pursaklar, Konya Torku Şekerspor’u mağlup ederek, küme düşme hattının iki puan üstüne çıkmış oldu.
Konya Torku Şekerspor’un aldığı mağlubiyetlere karşılık, Elazığspor’un galibiyetleri aradaki kalite farkını da ortaya koyuyor.
Küme düşme hattında bulunan takımların karşısından, kayıpsız ayrılmak bu nedenle bana göre asla küçümsenmemelidir.
Bu hassas dönem Elazığspor’u Bankasya 1. Lig’e yaklaştırırken, rakiplerin de ümidini kırmış oldu.
Onların artık tek hedefleri kaldı.
İlk beş takım arasına girip play-off oynamak.
Bu takımlardan birisi de, bugün 5 Ocak Stadı’nda karşılaşacağımız Adana Demirspor.
Adana Demirspor’un ligi ilk beş içerisinde bitirebilmesi için, bir basamak daha yukarı çıkması lazım.
En azından şimdilik yerini muhafaza etmesi lazım.
Bu nedenle Elazığspor’un işi çok kolay olmayacak.
Hemen hemen herkesin ortak düşüncesi, Elazığspor’un Bankasya 1. Lig’e çıktığı yönünde.
Yönetim, Teknik heyet ve Futbolcular,henüz lig bitmedi beyanında bulunsalar da, kafalarının bir köşesinde zafer sarhoşluğu saklı.
Belki de bunda haklılar.
Ancak, hedeflenen yenilmezlik unvanını devam ettirmek için, sevinç çığlıklarını içlerinden atıyorlar.
Takım içerisindeki otokontrol, bu sevincin dışavurumunu erteliyor.
Şampiyonluk matematiksel olarak garantilenene kadar da, ertelenecek kanaatindeyim.
Takım içerisindeki herkes, hata yaptığı takdirde eskiyi arayacağını düşündüğü için, ilk sevinç çığlığını bir başkasından bekliyor.
Oysa, “Biz şampiyonuz, bundan sonra futbolumuzu taraftara zevkli 90 dakikalar yaşatmak için oynayacağız.” deseler…
Futbollarını görsel şova dönüştürseler…
İşlerini eğlenceye dönüştürseler…
Muhtemelen tribünlere daha çok seyirci çekerler.
Hatırlarsak, ikinci golü bulduğumuz tüm maçlarda, futbolcularımız farkı yakaladılar.
Bunu yaparken de zorlanmadılar.
Hazır 12 puan farkı yakalamışken, kalan 14 maçı şova dönüştürsek kıyamet mi kopar?