Dr. Mustafa Namlı
Dr. Mustafa Namlı
bilgi@kanal23.com
BEYAZ CAMIN DEVRİMİ
06 Eylül 2011 16:40

Bir toplumun dönemsel olarak oluşan popüler kültürünü bilmek istiyor isek o döneme söylenen yapacağımız bir projeksiyon ile şarkılara, izlenen dizilere, çocuklara konulan isimlere bakmak en doğrusu olacaktır.

Daha çeyrek asır kadar önce çocuklara konulan Ajda, Jale gibi isimler yıllar içinde unutulup bugün pek az kullanılır hâle geldi. Filiz Akın’lı, Hülya Koçyiğit’li, Cüneyt Arkın’lı ve Ömercik’li filmler unutuldu. Amerikalı bir çiftçi ailenin hayatını anlatan Küçük Ev dizisi yerini yerli ve ne olduğu belli olmayan ve de aslında toplumda pek kabul görmeyen dizilere bıraktı. Ne olduğu belli olmayan, pek kabul görmeyen tabirleri aslında biraz safdilli oldu. Çünkü reytinglerine bakılınca bu dizilerin azımsanmayacak oranda izlendiğini görmekteyiz. Bu dizilerde açık veya gizli pek çok mesajlar verilmekte, genelde de ana tema aldatma ve boşanma üzerine kurulmaktadır. Bu dizilerde aldatmalar ve boşanmalar o kadar yaygın olduğu sanısı veriliyor ki, bu yaşam tarzı doğal bir süreç veya normal tercihler gibi sunulmakta ve toplumdaki o algı da yavaş yavaş oturtulmaktadır.

Toplumu ayakta tutan evlilik, namus veya ahlak gibi kavramların altı sistemli bir şekilde oyulmaktadır. Değer yargıları farklılaştırılmakta birçok değer değersizleştirilmekte, güncel popüler kültürden küçük damlalar önce zihinsel teorilerimizi sonrada pratiklerimizi dejenere ederek değiştirmektedir.

Son yılların karakol ve adliye istatistikleri bunun en güzel ispatıdır. İnsanların değer yargıları aşındıkça anormaller normalin yerine geçmekte, her geçen gün aldatma ve boşanmalar daha bir kanıksanmaktadır.

Her geçen gün sayısı artan TV kanalları yayın özgürlüğünü getirse de, ardında birçok sıkıntıyı da beraberinde getirmektedir. Sağlıklı bir nesil için TRT ve RTÜK’e büyük görevler düşmektedir. Masum zihinlerin korunması ve sağlıklı nesillerin yetişmesi için dönemimizin aynası görsel medyada yayınlarda neyin nereye kadar ve ne ölçüde verileceği ile ilgili tez elden kafa yorulmalıdır.

Kısa insan ömründe arkadan gelen kayıp nesilleri görmek insana ıstırap vermektedir. Bugün artık anne-baba ya da büyüklerin rehberliğinden daha çok vaktin büyük bölümü önünde geçirilen cam ekrana sahip olmak büyük önem arz etmektedir.

Kafaların ve ruhların devrimi o beyaz camda damıtılmaktadır.

BU YAZIYI PAYLAŞIN!
Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş Digg'de Paylaş Del.icio.us'ta Paylaş Google'da Paylaş Yahoo'da Paylaş Technorati'de Paylaş
18 Mayıs 2012 17:22
45 kez okundu
12 Mart 2012 16:11
1037 kez okundu
09 Ocak 2012 13:15
1434 kez okundu
15 Kasım 2011 12:15
1307 kez okundu
06 Eylül 2011 16:40
1884 kez okundu
22 Temmuz 2011 14:54
1063 kez okundu
09 Temmuz 2011 15:38
1212 kez okundu
14 Nisan 2011 13:22
1591 kez okundu
13 Mart 2011 18:19
1556 kez okundu
28 Şubat 2011 17:55
1058 kez okundu
31 Ocak 2011 15:02
1657 kez okundu
03 Ocak 2011 00:47
1223 kez okundu
İbrahim Taşel - Çocuklarımız şanslı mı?
İbrahim Taşel
06 Ocak 2011
Yorumlarınızı Facebook hesabınızla yazın!
YAZARLAR
HAVA DURUMU
ELAZIG
Konya 4 - 1 Elazığ
240 kez görüntülendi
Elazığ 2 - 1 Buca
607 kez görüntülendi
T.Linyit - Elazığ
377 kez görüntülendi
Elazığ 0 - 0 K. Erciyes
541 kez görüntülendi
Medya Analiz-3
1524 kez izlendi
Medya Analiz-2
1271 kez izlendi
Ülke ve Elazığ Gündemi
3398 kez izlendi
ERDEM'den SON NOKTA
941 kez izlendi
ÇOK OKUNANLAR