“Adana Demirspor karşısında her zamanki futbolunu sergileyemeyen Elazığspor, sahadan mağlup ayrıldı…”
“Gakgoş, 33 maçlık namağlupluk unvanını Adana yitirdi…”
“Oniki puan fark, dokuza indi…”
“Elazığspor’un avantajı devam ediyor…”
Yukarıda yazdıklarımı hangi sporsever benimle paylaşmaz acaba!..
Her aklıselim taraftar mutlaka, yukarıda saydıklarıma biraz daha motive edici cümlelerle katkıda bulunabilir.
Şimdi…
Maç sonu futbolcularımızın söylediklerine bakalım;
“İstemediğimiz bir mağlubiyet aldık…”
“Hiçbir takım yenilmez değildir…”
“Yenildik ama aradaki puan farkı devam ediyor…”
“Bu bir kazaydı, önümüzdeki maçlarda bunu telafi edeceğiz…”
Bunlardan hangisi yanlış sizce?
Peki, Elazığspor Kulüp Başkanı ne yapmış maçtan sonra…
Önce, soyunma odasına giderek bütün futbolcuları teselli etmiş…
Sonra kameraların karşısına geçerek; “bir gün yenilecektik, önemli olan sezonu şampiyon tamamlamaktır…”
Bu da yapılması gereken değil mi?
Gelelim Saygıdeğer Hocamızın maç sonu açıklamasına;
“Mağlubiyetten dolayı mutlu olanlar varsa, kına yaksınlar!”
Hayda...
Yakıştı mı şimdi bu açıklama Elazığspor’un Hocasına…
Yapmayın hocam!..
Seviyeyi bu kadar düşürmeyiniz lütfen…
Hiçbir Elazığlı, mağlubiyete sevinmez, sevinemez.
Elbette üzülür, lâkin üzüntüsünü hiçbir zaman başkalarına hakaret derecesinde ifade etmez, edemez…
Sağduyu sahibi bir sporsever de senin gibi düşünemez!..
Önce rakibe saygı, sonra da mesleğinize…
Bir de, yenilgiyi olgunlukla karşılayan Elazığlılara saygı lütfen…
Bırakınız bu amiyane açıklamaları da, yenilginin sebeplerini araştırınız.
Unutmayın ki yaptığınız işi, Elazığ sevgisinden yapmıyorsunuz!
Profesyonelliğinizin karşılığı olarak, belli bir maddiyat karşılığında bu görevi ifâ ediyorsunuz.
Ve bu şehir sizden, Elazığı küçük düşürücü açıklamalar değil, şampiyonluk istiyor…
Ne dersiniz;
Bir özür dileyip, işimize mi baksak!
Unutmayın lütfen; Elazığ sizden sadece şampiyonluk istiyor...