
Çekçekinin ne olduğunu bilen kaldı mı ki?Gakgolar...Nedir? Neye Yarar? İn müdür? Cin müdür?... Lakin bizim kuşak hemen anladı meseleyi. Zira o kadar çok ilgilenirdik ki bu konu ile. Efendim. Gençleri fazla yormayalım. Çekçeki, bizim Çekirgeye verdiğimiz isim. Şimdiki zamanda öyle pek bulunmuyor. Bizim zamanımızda sürü halinde gezerlerdi. Öyle eti budu yerinde olanlar vardı ki, tak şişe, kebap yap... Şu an Üniversitenin ve Tıp Fakültesinin olduğu yerlerde, Kanal altında o kadar çok bulunurlardı ki, sormayın gitsin. Biz de bunları avlamaya çıhardık. Elimize bir degenek alıp dolaşır dururduk. Şimdi yeni yetmeler ”Vula bu çekçekileri ne yapisiz? Niye toplisiz?Yohsa yeyimidiz?” diye soracaklardır. Sorsunlar. Nereden bilecek çağalar.…. O zamanlar keklük besleyenler çoktu. Aşağı yukarı herkesin evinde keklük beslenirdi. Bu keklüklerin bilindiği üzere kafesleri vardı. Çekçekileri toplar Keklüklere verirdik. Hayvansal protein olarak... O zamanlar şimdiki gibi it maması, kedi maması, kuşyemi, çıhmamıştı. Zaten çıhsaydı da alacak paramız yoktu. Vatandaş yiyecek bulamazken, kim alırdı? Böyle şeyleri..Hatta “Vula it doydu Haydo mu galdı” diye de gızarlardı.Dolayısıyla keklükleri bu yolla etle beslemiş olurduk.Ya nasıl besleyecektük heyvanları.Aç mı galsınlar.Semiz hale getirip sonra da yiyecektük.Yanlış anlaşılmasın.Çekirgeleri değil yahu, Keklikleri yiyecektik.O yüzden semirtiyorduk.Mübareğin lezzeti de bir başka olurdu ha..Ayrıca tabiattaki bu zararlı çekçekileri yok ederek, ekinlere de zarar vermelerini önlerdik.Sevabına..Bazen öyle olurdu ki,bulut gibi çekirge sürüsü sarardı ortalığı.Hangi birisini yakalayacağımızı şaşırırdık….Niye yalan söyleyek.Bu çekçeki işini hatırımızdan çıharmıştık.Oşkin oynarken Muammer BULUT Gakgo hatırlattı.Eyi çocuktur,hassa Gakgodur ama birezim cığız mıdır nedür?.Oşkinde yenilince birez hersi çıhi.hep alışmış ya yenmeye,Ya nassı ya?....Yine de olsun.O kadar kusur olur.Canı sağ olsun.Aslında suç onda değil.Onu kızdıran Mustafa ÖZCAN da.Bahi ki başka türlü yenemeyecek.Adamı yene diye kızdiri.O da bi taktik.Mustafa Benim ortağım.Muammerinki de Doktor Ahmet BİÇERER…Allah heyrizi vere..
LAKAPLAR
Geçenlerde internette dolaşırken, Gakgolardan birisinin eski şoförlerin lakaplarını yazdığın gördük. Aslında lakap Elazığ’a has bir özelliktir. Hep anlatır dururlar. Elazığa yeni bir Vali gelmiştir, herkese lakap takıldığını öğrendiği için bir muhtarlar toplantısında, orada bulunanlara, kendisine lakap takmamalarını rica etmiş. O sırada, sakallı bir Muhtar Amca söz istemiş.”Sayın Valim” demiş. “Siz Meşe Tosunu gibi bir adamsınız. Niye lakap takalım ki?”.O günden sonra Valimizin Lakabı Meşe Tosunu kalmış. …Eskiden şimdiki gibi isimler çok yoktu. Ayşe, Fatma, Emine, Leyla, Esma, Zeynep, Hasan, Hüseyin, Osman, Mehmet Mahmut, Ali, Veli gibi isimler çok olduğu için, mecburen lakap takılırdı. Ya anası babası söylenir ya da lakabı. Ayrıca insanlara bazı özelliklerinden dolayı da lakap takılırdı. Mesela bizi ele alırsak top oynadığımız yıllarda biraz iri yarıydık. O yüzden bize Kolo Yusuf lakabını takmışlardı.Şimdi Yusuf Eroğlu derseniz belki hatırlayamazlar ama, Kolo Yusuf dediğinizde hemen çıkarırlar….Evet otobüs şoförleri demiştik.Okuduğumuz bazı lakapları yazalım…Buzdolabı Aydın.Tames Hasan.Delik Haso.Zaza Nusso.Dingil Musto. 31 Musto..Pij Neco, Şapkaaa. Perişan Memet,Kız Bekir.Urfalı Keko Musto,Mamoş Emmi,Cığız Ehmet, Apollo Kemal,Rüzgar Memet..Kel Memet. İstepne Ali.Debriyaj Aydın..…Vallahi aklımıza bu kadar geli.Sizin aklınıza gelen varsa bari yorum kısmına yazın.Bizi de bu yaşta yormayın.
Allah(c.c) yar ve yardımcınız olsun.Allah’a(c.c) emanet olunuz.