
Ara Dönem hazırlıklarından sonra lige yeniden başlamak, sezona başlamak kadar zordur tabii…
Hele bu dönemde yeni transferlerin uyum sağlaması; sosyal anlamda arkadaşlarına ısınan futbolcuların, rakım ve iklim, teknik adam, saha uygulamaları, oyun sistemi, saha, tribündeki taraftarın özelliği ve benzeri faktörlere de alışmaları gerektiğini hesaba katmayanlar için “lafta” kolay olsa da, zordur ve süre ister mutlaka…
Bank Asya 1. Lig’de 2. Yarı’ya kendi saha ve seyircisi önünde oynayacağı maçla başlamak avantajdı Elazığspor için ancak, belirttiğimiz sebepler düşünüldüğünde “dezavantaj” da olabilecekti?..
Özellikle bugüne dek “deplasmanda yenilmemiş” bir takım olması ve transfer yapamadığı için aynı kadroyla sahaya çıkması, Konyaspor’un hem özgüven hem de uyum bakımından daha “avantajlı” taraf olmasını sağlayan etkenlerdi maç öncesinde…
Teknik Direktör Hüsnü ÖZKARA’nın kalede Ahmet ŞAHİN, savunmanın sağında Rıdvan’a biraz da “zorunlu” olarak yer verdiğini düşünürsek, tek santraforda Önder tercihi, teknik adamın hazırlık döneminde oynanan maçların etkisinde olduğunun göstergesiydi!..
Göreve başladığı ilk günden bugüne, Elazığspor’u pozitif futbol anlayışıyla ofansîf oyuna yöneltmeye çalışan Teknik Direktör ÖZKARA, dün Konyaspor gibi zorlu bir rakip karşısında her riski üstlendi diyebiliriz…
3 Yeni transfer dışında “ısrar” ettiği onbiri de 4-2-3-1 dizilişini de bozmayan ve “istikrar”dan yana olan teknik adamın, oyunu forse edişine de, kulübeyi devreye sokarak “gitti” denilebilecek maçları lehine çevirişine de iyice alıştık artık!..
Orta alanı kalabalık tutan ve alan savunmasını neredeyse kusursuz uygulayan Konyaspor’un fizîki üstünlüğü, Hakem İlker COŞKUN’un Elazığspor’a ters gelecek ölçüde sert oyun tarzına prim tanıyan yönetimiyle birleşince, Bordo-Beyazlı takım hem rakibiyle, hem de hakemle mücâdele etmek durumunda kaldı ve maçın zorluk derecesi arttı!..
Topu yere indiren Elazığspor, orta alandaki becerisini, tekme-tokat oynayan rakibe âdeta sarı kart göstermemeye yemin etmiş gibi davranan hakem yüzünden sergileyemezken, kanatları kullandığı pozisyonlar dışında cepheden etkili olamadı?..
Sağda fizîki açıdan henüz tam hazır olmayan Rıdvan, solda önceki maçlara oranla pek hücuma çıkmayan Onur; kontrollü davranırlarken, özellikle Oktay ile Köksal çizgiye yakın oynayan ve kanatları kullanarak “hücumda genişlik” prensibinin uygulayıcısı 2 isim oldular…
Konyaspor savunmasını aşmak için kanatları kullanmanın dışında, rakip kaleye mesafe tanımaksızın şut atmayı da deneyen Elazığspor, bu doğru stratejiye rağmen çerçeveyi tutturma gözönüne alınırsa isâbet sağlayamadı…
Atak oynayan Elazığspor, ilk yarıda; Önder ve Köksal’la 2 net pozisyon yakalarken, Kaleci PAWALEK’i geçemedi, Konyaspor’un bulduğu daha fazla pozisyondan birini Ahmet ŞAHİN kurtardı, 3 net fırsatı da rakip oyuncular heba etti!..
Dakikalar ilerledikçe geciken gol, tribünler gibi Elazığspor’un da sabrını taşırır diye kaygılandık?..
Çünkü; son kez İzmir’de Bucaspor’a karşı izlediğimiz Elazığspor’un, geriye düştükten sonra mağlubiyetten kurtulabilmek amacıyla sergilediği doldur-boşalt tarzındaki oyun, gelecek adına kaygılandırmıştı bizi…
Teknik Direktör Hüsnü ÖZKARA tek önliberoya döndü, olmadı çift santraforu sahaya sürdü aldırmadı ve her türlü riski üstlenip, inâtla 3 puanı kovaladı…
Dün korktuğumuz gibi olmadı, bozmadı oyun düzenini Elazığspor ve dan-dun yerine sabırla oynayıp kazandı!..