
KCK operasyonları üzerine Selahattin Demirtaş’ın yaptığı açıklamaları dikkatle irdelemek gerekiyor.Demirtaş Kürt kökenli insanlarımızı kışkırtmak, yargıya olan güveni sarsmak,PKK nın eylemlerini meşrulaştırmak için her imkanı kullanıyor. Olayları, operasyonları çarpıtarak tutuklamaları Kürtlere yapılmış bir haksızlık olarak takdim ediyor.
Kürtlere adalet yok, Türkiye topraklarının bir kısmı Kürdistandır,Kürdistanın özgürlüğü için bu korkaklara,Tırsonaklara(Kürtçe korkak) karşı sonuna kadar mücadele edeceğiz.Bu yapılanlara karşı direnmek Kürtlerin hakkıdır gibi ifadeler bir siyasetçinin asla telafuz etmemesi gereken sözler.Demirtaş bu keskin,kışkırtıcı beyanlarla tutuklananlarla ilgili bir kanaat oluşturmaya, onların haksızlığa uğradığına en azından BDP tabanını ikna etmeye çalışıyor. Çünkü taban haksızlığa uğradığına ikna edilirse sokağa sürülmesi daha kolay olur.
KCK yi siyaset yapan, şiddeti ret eden bir örgüt olarak görmek hamakatın en büyüğüdür.İstanbul’da son KCK operasyonunda yakalanan 7 kilo patlayıcı bile tek başına bu iddiayı çürütmeye kafidir.Bu patlayıcıları maytap yapmak için mi İstanbul’a getirmişler.Kandil ile İmralı arasında kurulan terör köprüsü,KCK aracılığı ile basılan karakollar, öldürülen asker ve polisler KCK nın aslında PKK nın bir başka yüzü olduğunu gösteriyor.
Demirtaş üstüne basa, basa ana dille eğitim olacak diyor.Bu tehdit vari üslup barış üslubu değildir. BDP barışı istismar eden, aslında düpedüz savaş çığırtkanlığı yapan bir parti. İnsanlar ölmüş, analar babalar ağlamış BDP yi yönetenlerin umurunda bile değil.Barış isteyen üslubunu ona göre tanzim eder,insanları sokağa çağıran bir siyaset dilini tercih etmez.Ana dille eğitime özel vurgu yapılmasının da üzerinde durulması gerekiyor.Etnik ayrımcılık tüm iddialarını dil meselesi üzerinden yürütüyor. Ortak dil birleştirir,farklı dil ayrıştırır. Birbirimizi dinlemenin, anlamanın yolu dil birliğinden geçer. Dil farklılaşırsa birbirinize söyleyecek sözünüz kalmaz.BDP nin dil ısrarının arkasında bu gerçek yatıyor.Aynı coğrafya’da ortak bir dile sahip olmayan insanları nasıl anlaştıracaksınız.Derdiniz terör dursun da, isterse Türkiye bölünsün ise; ana dille eğitimin yolunu açar belki terörü durdurur ülkeyi de birbirini anlamayan kompartımanlara ayırıp, bölmüş olursunuz. Ama derdiniz hem terör dursun hem de ülke bölünmesin ise, herkesin ortak bir dili(Eğitim dili) olmalı,isteyenlere i de farklı dilleri öğrenme imkanı verilmelidir.
Hedefi bölmek olan bir parti ile hedefi bütünleştirmek olan bir siyasetin anlaşması mümkün değildir.Kulağını BDP nin söylediklerine dikip, BDP nin talepleri üzerinden Kürt meselesini çözeceğini sananlar aldanıyor. Böleni, bölünmekten başka hiçbir şey tatmin etmez.Onun için BDP yi nasıl tatmin ederiz siyaseti yerine, kendi vatandaşlarımızı BDP nin tuzağından nasıl korur,BDP yi nasıl etkisiz hale getiririz siyaseti izlenmelidir.BDP Müslüman Kürtlüğü ifsat eden bir zehirdir.Zehirin ne kadarı faydalı ne kadarı zararlı diye düşünülmez.Azı da çoğu da zarardır.Yıllardır BDP nin akıttığı zehirden Kürt meselesini çözmeye çalışıyoruz.Çözümü zehirde aradıkça da problemi büyütmekten başka bir şey yapmıyoruz