
Elazığspor’a Bank Asya 1. Lig’de oynadığı ilk maçta ilk mağlubiyetini tattıran Kartalspor’un o maçtaki 11’inden 4 isim sahadaydı, 2 oyuncu da ilk maçta olduğu gibi sonradan oyuna girdiler…
Teknik Direktör Besim DURMUŞ’la sezona başlayan ve devam eden Kartalspor büyük ölçüde kabuk değişirken, Ara Transfer’deki kayıp ve takviyeleri göz önüne alındığında daha güçsüz bir takım görüntüsü verdi Elazığspor karşısında…
Bir hafta önce deplasmanda Göztepe’yi mağlup etmelerine rağmen yaşadıkları “uyum” sıkıntısı ve takım oyunundaki yetersizlikler, sadece “mücâdele”yi önplâna çıkaran bir rakip konumuna sokmuştu Kartalspor’u?..
Oysa Elazığspor, zaman zaman farklı oyunculara forma verilmiş olsa da; genelde kadro istikrarını sağlamış olmanın avantajına sâhip bir takımdı rakibine göre.
Teknik Direktör Hüsnü ÖZKARA, Kaptan Erdal’ın sakatlığı sonucu zorunlu olarak Ozan’a forma verirken, bir de sürpriz yapıp Alper’i kenara almış, yerine de haftalardır onbirde yer bulamayan Murat KAYALI’ya şans tanımıştı?
Teknik adamın özellikle ısrar ettiği isimlerden olan Alaattin’in sakatlanmasıyla, bu kez yine haftalardır forma giymeyen Yusuf sürüldü oyun alanına?..
Bu farklı isimlere ilâveten, henüz ikinci maçlarına çıkan Rıdvan ile Önder de düşünülürse, Kaleci Ahmet ŞAHİN’i saymasak bile; Elazığspor da 5 değişiklikle neredeyse “uyum” sorunu yaşayacak bir takım hâline gelmişti Kartalspor karşısında!
Teknik kapasitesi yüksek olan, ayağa isabetli pas yaparak topa ve dolayısıyla oyuna hükmedebilen Elazığspor, elverişsiz bir zeminde tüm hatlarıyla kapanan ve oyun bozmaya çalışan Kartalspor’a karşı bu özelliklerini kullanamazken, maçın zora gireceği daha ilk dakikalarda belli oldu…
Henüz 3. Dakika’da Köksal’ın “al da at” dercesine verdiği pası değerlendiremeyen Önder, bir de 2. Yarı’nın ortalarında yine Köksal’ın kornerine yaptığı ve kaleciden dönen bir vuruşla yetindi kaldı, oyunda olduğu 86 dakika boyunca etkili olamadı?..
Maça iyi başladığı ve çok adamla hücuma çıktığı ilk dakikalarda; biri Önder’le, öteki de Görkem’in kafa vuruşu dışında net pozisyona giremeyen Elazığspor, rakibine de pozisyon vermedi, ancak duran toplardan oluşturduğu tehlikelerle sonuca gitmeye çalıştı ve aradığı golü de son anda kornerin ardından yapılan bir ortayla buldu!..
Geçen hafta kart çıkarmayan ve düdük çalmayan hakemin tam aksi bir hakem izledik bu kez?
Arif’in gördüğü ilk sarı kart haksız ve çok yanlıştı tabii ancak, kendini yere bırakmaya alışkın olan, üstelik “kaptan” kolluğunu da taşımasına rağmen agresif hareketleriyle göze batan oyuncumuz, ne olursa olsun takımını eksik bırakmamalıydı!
Son 20 dakika gibi “fizikî” bakımdan zor tamamlanacak bir bölümde, hele ayakta durmanın dahi güç olduğu bir zeminde, 10 kişiyle mücâdele eden Elazığspor’un maçı 90+3’e kadar bırakmayıp kazanması alkışlanmalı elbette!..
Bir zamanlar ilk 20 dakikada gol atamayan takımına küsen ve iç saha fobisine yol açacak biçimde kendi oyuncularına baskı yapan Elazığspor Taraftarı’nın da artık 90+3’e kadar desteğini esirgememesi de alkışlanacak bir başka güzellik…
Teknik Direktör Hüsnü ÖZKARA, her maçta maçı çevirmek için beklemek yerine; uyumsuz Önder’in yerine Sinan’a 90 dakika yer vermeli, Murat KAYALI-Alper 2’lisi dururken macera aramamalı ve “tecrübeli” isim takıntısını bırakıp, artık gençlere güvenmeli!
90+3’te kazanmak özellik gerektirir, güç ve oyun disiplini gerektirir bu eleştirilmemeli ama; 90+3’te maçı kazanan bir takımdan taraftarın çağrısına uyan 7 oyuncu dışında soyunma odasına kaçanlara ne demeli?..