Fransa’nın kararında asıl suç Ankara’nın değil mi?
Fransız Senatosu sözde Ermeni soykırımını inkar edenlere hapis ve para cezasını öngören yasa tasarısını 127 oyla kabul etti.
Ankara izin vermeseydi Fransa bu kararı alabilir miydi?
Türkiye politikasını icra edenler, Fransa’yı bu kararı almaya davet edercesine yanlışlar yapmasaydı,
Ermeni soykırımı davasını güdenlerin ekmeğine yağ sürercesine tutum ve davranışlar sergilemeseydi,
Ciddi bir diplomasi savaşı verseydi,
Fransa’ya karşı acıtan, ciddi, caydırıcı tedbirler alsaydı, bu ülke Türkiye aleyhtarı kararı alabilir miydi?
Alamazdı.
Fransız Senatosunda böyle bir kararın alınması, Ankara’nın diplomaside başarılı olamadığının apaçık kanıtıdır, göstergesidir.
ANKARA’NIN FRANSA’YI TÜRKİYE ALEYHİNE CESARETLENDİREN POLİTİKALARI
Bu ciddiyetsizlik Fransa’ya büyük cesaret vermiştir. Ama Fransa’yı asıl cesaretlendiren, Ankara’nın, Ermeni meselesini bir savaş malzemesi olarak kullananlara yol açan ve yardımcı olan tutum ve davranışları olmuştur. Bu konuda birkaç örnek verelim:
• Öncelikle Ankara, komşularla “sıfır problem” politikalarında Türkiye’ye karşı en yakın tehditleri ve tehlikeli sömürgeci politikaları yok saymış, göz yummuştur. Bu kapsamda Ermenistan’ın ve bu devletin arkasındaki güçlerin “Ermeni Meselesi” adı altında Türkiye’ye yönelik emellerine ve yayılmacı politikalarına karşı Türk dışişlerindeki hassasiyetler yok edilmiştir. Halbuki Ermenistan, “Ermeni soykırımı” iftirası da dahil, Türkiye topraklarında yayılmacı emellerinden hala vazgeçmemiştir. Ermenistan’ın Bağımsızlık Bildirisinin 11. maddesinde, Türkiye’nin Doğu Anadolu Bölgesi için, “Batı Ermenistan” ifadesi kullanılmıştır. Bu bildiri hala geçerlidir. Ayrıca 1995 yılında kabul edilen Ermenistan Anayasası’nda da aynı emeller tekrarlanmıştır. Anayasada hala “Türkiye’ye Ermeni Soykırımını kabul ettirilmesi ve bu çerçevede para ve toprak tazminatının temini devlet politikasıdır.” şeklinde bir ifade vardır. Üstelik Ermenistan devlet arması üzerinde Ağrı Dağı (Ararat) resmi vardır. Bütün bunlar, Ermenistan’ın Türkiye üzerindeki emellerinin devam ettiğini göstermektedir. Buna rağmen Ankara bu emellere göz yumarak tek taraflı açılıma koşmuştur.
• 2004 yılında Kanadalı Ermeni yönetmen Atom Egoyan`ın, Ermenistan yayılmacılığını meşru gösteren, Türkiye aleyhtarı filmi “Ararat”a Ankara vize vermiş ve film sözkonusu yılın başında 16 Ocak`ta vizyona girmiştir.
ERMENİ SOYKIRIMI YALANINA ARKA ÇIKAN YAZARA TÜRKİYE NEDEN ÖDÜL VERDİ?
• Roman yazarı Orhan Pamuk, “Türklerin bir milyon Ermeni’yi öldürdüğü” yalanıyla “Ermeni Soykırımı” iftiralarına arka çıkmasına rağmen Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, bu yazarı köşke davet etmiş ve kendisine övgülerde bulunmuştur. Ayrıca Orhan Pamuk ders kitaplarına konulmuştur. Dahası Kültür ve Turizm Bakanlığı 2006 Kültür ve Sanat Büyük Ödülü, Orhan Pamuk'a verilmiştir. Aslında Ankara’nın Orhan Pamuk’a verdiği ödül, ona yaptığı itibar ve övgüler, bu yazarın “Ermeni soykırımı” yalan ve iftiralarına arka çıkan değerlendirmelerine yapılmıştır.
ERMENİLERDEN ÖZÜR DİLEYEN AKP MİLLETVEKİLİ NEDEN SORGULANMADI?
• AKP’nin İstanbul Milletvekili İsmet Uçma, T24 adlı internet sitesinde 1915 olayları için “soykırım” kavramını çağrıştıran “Soy sürgün” ifadesini kullanmış ve “Ermeni kardeşlerimin duygu ve acılarını paylaşıyor, onlardan özür diliyorum” demiştir. Aynı zamanda Ermeni gazetesi Agos Gazetesi’nin “Özür Diliyorum” kampanyası için imza vermiştir. AKP İktidarı İstanbul milletvekilinin bu davranışına karşı hiç bir tavır ve tepki göstermemiş, hesap sormamış ve hakkında müeyyide uygulamamıştır.
Bunlar Ankara yönetiminin Ermeni meselesinde Türkiye düşmanlarına cesaret veren yanlış politikalardan sadece birkaç örnektir. Elbette daha pek çok örnekler verilebilir.
TÜRKİYE’YE EN BÜYÜK DÜŞMANLIĞI YİNE KENDİSİ YAPIYOR
Hatırlanacak olursa Amerikalı yazar Paul Craig Roberts, Irak’ta ABD işgalinden sonra Müslümanların durumlarını incelemiş ve “Müslüman’ın en büyük düşmanı yine kendisidir.” Demişti.
Bu tespit Müslüman Türkiye için de geçerlidir.
Bugün Fransa Türkiye aleyhtarı bir karar alabildiyse, bu karar doğrudan doğruya Ankara’nın Türk düşmanlarına cesaret veren politikalarının eseridir.
Türkiye Türk düşmanlarına karşı sadece beceriksiz, aciz ve korkak politikalarla değil, Ermeni meselesinde onların ekmeğine yağ süren, kendine düşman tutum ve davranışlarla da cesaret vermiştir.
Kendine düşman politika izleyen Türkiye, kendinde değil demektir.
Acaba nerede ve ne zaman kendimizden koptuk, uzaklaştık…
Cenabı Allah en kısa zamanda kendimize döneceğimiz, kendimize dost olacağımız günleri göstersin.
Sevgiler, saygılar…
herden1950@hotmail.com