
Son 2 maçını 90 artılarda kazanan Elazığspor’un galibiyet arzusunu ve maçı bırakmayışını göz önüne almayıp; “şans” faktörünü dile getirenler, dün takılmasını bekliyorlardı Bordo-Beyazlı Takım’ın…
Hele Kartalspor Maçı’nda; kaygan zeminde ve son 20 dakikada 10 kişiyle elde edilen galibiyetin değerini kavrayamayanlar, belki Denizli’de alınacak bir mağlubiyetle “Çekirge bir sıçrar, 2 kez sıçrar” demeye hazırlanıyorlardı?..
Oysa “90+3’te kazanmak özellik gerektirir, güç ve oyun disiplini gerektirir bu eleştirilmemeli ama; Elazığspor da maçı erken koparmak için önlem geliştirmeli!” demiştik geçen hafta!..
Dünkü maç öncesinde 7 haftadır yenilmeyen Denizlispor; hem saha, hem de Osman ÖZKÖYLÜ gibi Elazığspor’un iskeletini oluşturan isimleri her özellikleriyle tanıyan bir teknik adamın yönetiminde olması avantajlarına sâhipti!..
Önceki maçtan cezalı Arif’in yerine Murat KAYALI’yı kaydıran Teknik Direktör Hüsnü ÖZKARA, Alper’i de baştan oyuna sürerken, “kazanan takım bozulmaz” prensibine sadakatla bağlılığını bir kez daha gösterdi!..
Denizlispor’a kendi karekterini aşılayan teknik adam ÖZKÖYLÜ’nün mücadele için prese dayalı oyun ve kazanılan topla hücum geliştirme anlayışında olacağı da baştan belliydi…
Haftanın kapanış maçı olması, dün gece; gerek Denizlispor’un gerekse Elazığspor’un rakiplerinin puan kayıplarıyla birlikte karşılaşmaya üst düzeyde konsantrasyon sağlamalarını kolaylaştırmıştı…
GOHOU’nun çabukluğu Elazığspor savunması için handikap, ancak önceki maçlarda da sergilediği “bitirici vuruş” eksiği de büyük avantajdı!
Denizlispor’un pres uygulaması, Elazığspor’un ilk atağını geliştirdiği 14. Dakika’ya kadar karşı kaleye gidemeyişine neden olurken, GOHOU’nun çabukluğuyla zorlanan Elazığspor defansında özellikle Rıdvan’ın savunduğu sağ kanatta büyük boşluklar göze çarptı?..
Top rakipteyken ortada gözükmeyen Rıdvan’ın ofansîf katkısı takdir edilir ancak, Denizlispor’un iyi kullandığı bu kanattan basit bir taç atışından bile Elazığspor rakibe nasıl pozisyon verir?..
Konyaspor Maçı’nda mutlak bir golü önleyen Ahmet ŞAHİN, dün gece klasını konuşturdu ve kurtardığı net gol pozisyonlarının yanı sıra; Süper Lig’de dahi birçok kalecinin en büyük eksiği olan yan toplardaki hâkimiyetiyle Elazığspor’un galibiyetinde başrolü oynadı…
Topa hâkimiyeti ve ayağa isâbetli pas yapma özelliğiyle rakiplerine üstünlük sağlayan Elazığspor, dün gece deplasmanda oynarken bu vasfını daha fazla kullanmalıydı?..
Ancak, acil şifa dilediğimiz Önder, sıkı markaj altında frikik kazandırdığı bir pozisyon dışında top da tutamadı, etkili de olamadı ve Yasin’in kasıtlı bir darbesiyle sakatlandı!..
Alper sarı kart cezalısı olduğu için oyundan alındıysa ne âlâ ancak, Alaattin kullandığı serbest vuruş da dâhil olmak üzere, mücâdelesi dışında pek etkili olamadı?
Tek önliberoya dönüp çift forvetle hücuma yönelme hamlesi doğruydu; Sinan da daha önce belirttiğimiz gibi deplase oluşu, rakip kaledeki etkisi ve hücum presiyle Denizlispor’u eksilten oyuncu olarak maça damgasını vurdu!..
Osman ÖZKÖYLÜ, Elazığspor’u rakip görmemeli ve kendi rakiplerini düşünerek takımını sâkin yönetmeliydi ama, genç teknik adam maçı adil yöneten hakeme sinirlendi yine hırsına ve duygularına mahkûm oldu, gelecek haftalar için Denizlispor’a sıkıntı doğdu?
Elazığspor dün gece öyle bir 3 puan aldı ki; rakiplerin kaybını hesaplayın bakalım, galibiyetin değeri kaç puan oldu?..