Yine düğünler konuşuluyor, yine kültür erozyonunun fazlalaştığından bahsediliyor, yine dert yanılıyor, kültürle uğraşan insanlara televizyonlar soruyor bazen gülünç bazen de mantıklı cevaplar veriliyor. Göç alan ilimizin kaderi tam ters işliyor. Göç alan iller genelde gelen insanları kendi kültür potasında eritir hiçbir sıkıntı olmaz. Ne hikmetse Elazığ’da bizim insanımız göçle gelen insanların örf adet ve gelenekleriyle adeta yarışırcasına haşır neşir oluyorlar.
On beş yıla yakındır ben ve benim gibi düşünen 15’ e yakın insan ve dernekler mücadele veriyoruz. Bu kültür mücadelesinde vatandaştan pek ilgi ve yakınlık göremedik. Bizleri görünce “ hocam nedir bu düğünlerimizin hali” diye feryat ediyorlar ama kendilerinin düğünü olduğunda gidin bakın Elazığ’la ilgisi olmayan her şey var ama ses çıkaran yok? Bırakın onu, geçen bir televizyon programında bir dernek başkanına kültür erozyonu ve düğünler sorulduğunda verdiği cevaba bakın “ evet geçen bir arkadaşım bir düğüne gitmiş beni aradı nedir bu salonlardaki rezalet, bu konuda bir çalışma başlatın” demiş o da bu konuya el atmamız lazım, diye konuşmaya devam etti? Buyurun İl’de yapılan çalışmalardan bihaber, düğünleri arkadaşı hatırlatmış bir başkandan nasıl bir hizmet beklersiniz? On beş yıldır yapılan çalışmalardan haberi yoksa bunun suçlusu kim? Geçen Elazığ’ın en modern salonunda düğüne gittim.( ismini veremem, ekmek meselesi) Neredendi geldim diye yine feryat ettim. Şunu tespit ettim ki, bu işi sahnedeki sanatçılar yapıyor. “ Haydi halaya hazır mısınız” dediği an hızarlama başlıyor. Kollar sert sert ileri geri, ayaklar sert basarak üç ileri bir geri? Okuyucunun “halay” dediği “dağ” oyunu. Ne Diyarbakır nede Bingöl, çünkü bu yörelerimizin oyununu bilirim, hiç biri değil. Sadece bir oyunda bir figür. Yine okuyucuya dönüyorum, Bingöl delilosunu söylüyor, neden Elazığ delilosu yasaklandımı, O’da aynı ritimle oynanıyor? Rahmetli ünlü davulcumuz Hıdır Sezgin derdi ki “ Acaba bunlar bizim oyunları oynarsa Başçavuş mu kızar.” Bizim halayımız,hareketli türkülerimiz,delilomuzla oynasanız,birilerimi darılır?
Şunu gördüm ki düğün salonu sahiplerinin pek günahı yok, onlar düğün sahiplerinin isteğine göre hareket ederler. Burada bence dikkat etmesi gereken, düğün sahipleridir. Yıllarca düğün takip eden, alternatif müzik oyun üreten komisyonlar kurduk ancak yaptırım gücümüz olmadığı için de başarılı olamadık. Gelin o zaman düğün yapacak yakın ve tanıdıklarımızı ikaz edelim, kendi düğünlerine sahip olsunlar, Elazığ’a yakışan bir düğün yaptırmaları hususunda ısrar edip, düzeltmeye başlasınlar. Ne derler, herkes evinin önünü süpürürse, şehir tertemiz olur. Gelin bizlerde elbirliğiyle yapılacak düğünlere, düğün sahiplerine anlatarak salona sahip çıkmasını sağlayalım. Yıllarca verilen emekleri de, birileri gibi bihaber yaşarken, vatandaş olarak bizler unutmayalım. Geleceğimizi, kültürümüzü muhafaza ederek garanti altına alalım.
Saygılarımla