
Bu şehir için:
Biz yazdık, biz okuduk.
Biz söyledik biz duyduk.
Başkaca yazılanları okuyan, söylenenleri duyan ve dahi kılını kıpırdatan bir Allah’ın kulunu görmedik.
Kim kime, dum duma…
Bu haliyle de Elazığ büyük şehir olma yolunda…
Ne diyelim…
Sonu hayrolsun…
TRAFİK
Ben bu şehirde trafik polisini istisnalar kaideyi bozmasa da ya törenlerde, ya karşılamalarda yada uğurlamalarda görüyorum.
Onlarında!...
Otobüs duraklarında park edenleri,
Ters yöne girenleri,
En kalabalık bir yerde cep telefonu ile konuşanları,
En yüksek perdeden müzik dinleyenleri,
İki kadeh atıp da ulu orta küfredenleri,
15 kişilik vasıtaya 25 kişiyi bindirenleri,
Gördüklerini sanmıyorum.
VALİ, BASIN VE STK
Bir şehir halka tercüman olabilecek basından yoksun ise o şehirde kalkınmanın, eğitimin, refahın dahası demokrasi kültürünün olacağına inanmıyorum.
Bir şehir düşününüz ki!...
Bir toplantıda şehrin valisi o şehrin basınını adeta kovar gibi dışarı çıkartıyor, o toplantıda ev sahipliği yapan STK ile diğer STK’ ları da bu oluşumu şakşakçılık alışkanlıklarından olacak ki alkışlıyorlarsa bu şehirde hiçbir şey olmaz. Sayın Valimizin buyurduğu gibi “Bu şehirden Kaçan kurtulur”
Öğlede oluyor…
Her halde Sayın Valimizin de, “Gazetecileri dışarı çıkartınız” emrini çılgınca alkışlayanların da aradığı insan modeli bu olsa gerek.
Görmeyecek, duymayacaksın,
Konuşmayacak, yazmayacaksın…
KALDIRIM İŞGALLERİ
Biz bu şehirde zabıtayı da;…Ya gariban bir tavlacıyı kovalarken, ya başkanın konuşacağı meydana dinleyici toplarken yada kahvede okey oynarken görüyoruz..
Fiyatları denetlerken, kaldırım işgallerini önlerken ne görüyor nede icraatlarını işitiyoruz.
Biz bu güne kadar kaldırım işgallerini çok yazdık, çok çizdik ama böylesini ne yazdık, ne gördük, ne işittik.
Zaten eni bir, bir buçuk metre olan daracık kaldırımlarda bazı dükkan sahiplerinin demir köşebentlerle kaldırımı dükkanlarına kattıklarını, kalın saclarla da etrafını çevirdiklerini böylelikle kaldırımı tümüyle geçilmez kıldıklarını gördük.
Oradan geçen bir vatandaşın “Yahu bu Süleyman hiç buralardan geçmiyor mu?...” dediğini duyduk.
Sahi Sayın Başkan siz hiç bu şehrin ara sokaklarına girmiyor veya zabıtayı buraları denetlemekle görevlendirmiyor musunuz?...
Vatandaşlarımız gibi bizde merak edip duruyoruz da!…
PTT ÖNÜ İLE KAPALI ÇARŞI
Bu şehirde yaşayan her insan PTT önü ile Kapalı çarşıdan mutlaka geçmiştir. Ne olur bir seferde benim hatırım için geçiniz…Geçiniz ki bu rezaleti gözlerinizle göresiniz…
PTT önü başıboş insanların, denetim altına alınamayan tablacılar ile seyyar satıcıların işgali altında. O alanda artık bazı kendini bilmez meczuplar PKK propagandası yapmakta hiç çekinmeden, hiç utanmadan “Burada eninde sonunda Kürdistan’ın kurulacağını” söyleme densizliğinde bile bulunuyorlar.
Hani yasalarımız PKK propagandası yapılmasını yasaklamıştı?...
Bu hadise bu şehrin göbeğindeki yaşanıyor ki…bu da bu yerin ne kadar denetimsiz ve kimlere mekan olduğunu gözler önüne seriyor.
Anlıyoruz ki…
Bu meydanda ne polis, ne zabıta ve nede Elazığlı var…
***
Kapalı çarşı daha beter.
Ortada ne sarı çizgi kaldı nede ak çizgi…
Buradan gelip geçen kadınlarımıza kızlarımıza hele hele yaşlı başlı insanlarımıza aşk olsun.
Tıpkı semt pazarları gibi!..
Yol yok, yordam yok.
Tabi bunun yanında denetim de…