Yaşadığımız ülkede, hatta şehirde Türkçe konuşurken neleri kaybettiğimizi, güzel Türkçemizi ne hale getirdiğimizi biraz dikkat edersek anlarız. Hele zamane gençliğinin konuştuğunu hiç anlamıyor, hiç de tasvip etmiyoruz.
Aile içinde başlar güzel Türkçe konuşmanın esasları. Aile içinde çocuğa nasıl konuşursanız öyle büyür ve sizden duyduğu gibi konuşur. Günümüzde bir sıkıntı var ki evlere giren televizyonlar, internetler artık aile konuşmalarının da önüne geçti ve erozyonu büyüterek anlaşılmaz hale getirdi. Bunlar böyle oldu diye güzel konuşmak, düzgün konuşmaktan vaz mı geçeceğiz, tabi ki hayır. Geçenlerde reklam panolarında “İletişim’de Sözün Doğrusu” adlı bir çalışmanın reklamını gördüm, çokta mutlu oldum.
Biraz inceledim, bu çalışma öğrenci, öğretmen, veli ve medya çalışanları başta olmak üzere, toplumun her kesimini Türkçe konusun da duyarlı olmaya davet ediyor .Türkçe konuştuğundan emin misin? Ya Türkçe konuş, ya da sus, Türkçenin bir eksiği yok, ya sizin” gibi sloganlar çok hoşuma gitti. Hatırlıyorum geçen yıl da yine bir okulumuz aynı çalışmayı yapmıştı, belki de aynı okuldur. Bu nedenle Necip Güngör Kısaparmak İletişim Meslek Lisesini yürekten kutluyorum. Vavların, vuvların havada uçuştuğu konuşmaların, umarım az da olsa önüne geçebilecek bir çalışma olur. O güzelim İstanbul Türkçesini bulmak maalesef günümüz de zorlaştı. Bizim ilimizde de mahalli, yöresel şivenin yerini ,başka yörelerin kelime ve sözleri almaya başladı.
Bizler daha çok yöresel tavır kullanan insanlarız, biraz da bilerek konuşuruz. Ancak kesinlikle Türkçe konuşmanın zararına, ona zarar verecek tarzda konuşmayız. Geçen haftaların birinde dükkan, mağaza isimlerini yazmış “ burası Türkiye mi ya da Elazığ mı” diye de sormuştum. Türkiye Cumhuriyetinin resmi dili Türkçedir. Birileri kızsa da, sinirlense de bu gerçekten kaçamazsınız. Gerçi o nu da değiştirme gayretinde olan hainler var ama başaramazlar inşallah.
ABD de yetmiş buçuk millet var konuştukları dil “İngilizce.” Bizlere ne oluyor anlamış değilim. Türkçe konuşalım, hatta düzgün Türkçe konuşmaya ve yazmaya gayret edelim, Türkçe isimler koymaya çaba sarf edelim, gerekirse mecbur edelim. Türkçe bizim dilimiz, neden onu bozmak için elimizden ne geliyorsa yapıyoruz da düzeltme anlamın da bir çabamız yok? Bu okulumuzun çocuklarına heveslendim, büyüklerden daha iyi görüyorlar bozulmayı, bozmayı…
Bu güzide okulumuzun hazırladığı reklam benim çok dikkatimi çekti. “İletişimde Sözün Doğrusu” asil Türk Bayrağıyla birleşince, görmemek, okumamak mümkün mü? Çok akıllıca düşünülmüş bir reklam. Özenti olma, özenli ol, düzgün Türkçe kullan… Bu çalışmaya bakarak, pekte özen göstermediğimiz konuşma ve yazılara bundan böyle daha dikkat ederiz diye düşünüyorum. En güzel Türkçeyi sen konuş ki, bozulmuş Türkçemizin kurtulmasına fayda sağlasın. Bu konuyu düşünen, çalışan, gayret eden hemen herkesi yürekten kutluyorum. İyi ki varsınız, yoksa ileride birimiz konuşurken diğeri anlamayacak.Belki de tercüman gerekecek…
SAYGILARIMLA