
Bu, Türkiye’nin tarihine ve dinine ihanet olur, yapmayın!
Suriye’ye karşı savaş için geri sayım sanki başladı gibi…
Ve maalesef bu savaşta, Türk ordusu, ön cepheye sürülecek ve savaştırılacak gibi görünüyor.
Savaşı yürüten NATO’da meydana gelen gelişmeler ve hazırlıklar bunun planlandığını gösteriyor.
Ankara siyaseti, maalesef Türkiye’yi İslam dünyasına karşı savaşta kullanmak isteyenlerin istedikleri doğrultuda duruş ve davranış ortaya koyuyor.
Örneğin, Recep Tayyip Erdoğan, " NATO'da devam eden yeni stratejik çalışmalar ve reform konusunu çok önemsiyoruz. Türkiye bir müttefik olarak NATO'ya her türlü desteği verecektir" diye konuşmuştur. (1)
Amerikan PBS’teki “Charlie Rose Show” adlı programda soruları yanıtlarken de Erdoğan aynı doğrultuda ifadeler kullanmış, “Bölgede verilecek her türlü göreve hazır olduklarını” söylemiştir. (2)
NATO Genel Sekreteri Rasmussen, Suriye’ye ve İran’a karşı savaşta kullanılmak üzere Malatya’ya konuşlandırılan, komutası Amerikalıların elinde olan füze savunma sisteminin Ankara’dan gelen talep üzerine gerçekleştirildiğini söylemiştir. (3)
Daha önce de, sevk ve idaresi ABD’nin elinde olan İnsansız Savaş Uçakları Predatorler’in de Ankara’nın isteği üzerine Türkiye’ye verildiği açıklanmıştır.
NATO Genel Sekreteri Anders Fogh Rasmussen, Türk hükümetinin NATO'ya bağlı kalacağından hiçbir şüphesinin olmadığını belirterek, İttifak içinde Türkiye'nin sesine ihtiyaç duyduklarını söylemiştir. (4)
NATO’nun temel stratejilerini belirleyen ABD’den de Ankara’nın Suriye politikalarıyla ilgili aynı doğrultuda mesajlar verilmiştir:
“TÜRKİYE AYNEN ABD GİBİ HAREKET EDİYOR”
ABD Dışişleri Bakanlığı’nın Avrupa ve Avrasya İşlerinden Sorumlu Bakan Yardımcısı Philip Gordon, Türkiye ve ABD’nin Suriye konusunda birlikte çok yakın çalıştığını ve aynı hedefleri paylaştığını ifade ile “Türkiye aynen ABD’nin yaptığı gibi harekete geçmeye başladı. Bu konuda Ankara ile düzenli olarak çalışıyoruz” demiştir. (5)
ABD’nin Ankara Büyükelçisi Francis J. Ricciardone, Türkiye-ABD ilişkilerini şöyle nitelendirmiştir: “Türkiye ile harika bir ortaklığımız var.” (6)
CIA’ye bağlı çalışan araştırma kuruluşu Rand Corporation’un Avrupa ve Avrasya Masası Şefi ABD’li Stephen Larrabee, Türkiye ile ABD’nin “İran ve Suriye konusunda aynı temel hedefler için hareket ettiğini söylemiştir. (7)
İngilizlerin ünlü gazetesi Financial Times, Başbakan Erdoğan’ın Suriye’ye uygulanacak yaptırım ile ilgili açıklamasıyla Türkiye’nin iyice ABD’nin güdümüne girdiğini yazmıştır. (8)
Bütün bu gelişmeler Türkiye’nin Suriye ile savaşa sokulmasının an meselesi olduğunu göstermektedir.
Recep Tayyip Erdoğan, Libya savaşı başlarken sorduğu, “NATO’nun bu savaşta ne işi var?” sorusunun tam tersini şimdi Türkiye’nin bir sorumlusu olarak kendine sormalıdır:
Türkiye’nin, Haçlıların savaşında ne işi var?
Suriye’ye karşı yapılacak savaş neden bir Haçlı savaşıdır? Şimdi bu sorunun cevabını vermeğe çalışalım:
ABD: “BU BİR HAÇLI SEFERİDİR! HIRİSTİYAN ASKERLERİ İLERİ!”
Bilindiği gibi, bu savaş, 2001 yılında ABD Devlet Başkanı George W. Bush’un İslam’a karşı başlattığı, adına “Yeni Haçlı Seferi” dediği savaşın devamıdır.
GQ Dergisi’nde “Hani Haçlı Seferi Değildi” başlığıyla yayınlanan araştırma yazısında ABD Başkanı George W. Bush’un "Tanrı'dan bir görev aldım. Afganistan ve Irak'a o yüzden savaş açtım. Bu Yeni bir Haçlı Seferi'dir." Dediği, dönemin Savunma Bakanı Rumsfeld'in, kendisine sunduğu brifing raporlarında "Hıristiyan askerler ileri!" başlığını attığı ve muharref İncil'den ayetlere yer verdiği nakledilmiştir. (9)
Fransa İçişleri Bakanı Claude Gueant (10) ve Rusya lideri Putin (11) de bu savaş için “Haçlı Seferi” tanımlamasını yapmışlardır.
Mısırlı ünlü yazar Muhammed Hasaneyn Heykel, 2007 yılının Ağustos ayında El-Cezire televizyonunda yayınlanan “Heykel ile Birlikte” programında, ABD’nin Ortadoğu’da gerçekleştirdiği savaşın, “Haçlı Savaşı” olduğunu vurgulamış, “Batı"da ilk kez Haçlı Savaşları"ndan bu kadar çok bahsedildiğini duyuyorum. Ortada, Haçlı Savaşları havası var” demiştir. (12)
Heykel, Amerikalı gazeteci Jeremy Scahill"in Blackwater şirketi hakkındaki son yazısının Bush yönetimiyle şirket arasındaki inanç bağlarını ortaya çıkardığını kaydetmiştir. Jeremy Scahill, Amerikan “The Nation” dergisinde “Bush's Shadow Army” (Bush"un Gölge Ordusu) başlığıyla yayınlanan yazısında Bush yönetimiyle Blackwater arasındaki dini bağa dikkat çekmiştir. Scahill, şirketin kurucusu Erik Prince’ın Bush’la aynı radikal inançları paylaştığını, Michigan eyaletinde etkili Cumhuriyetçi bir ailenin üyesi olduğunu yazmıştır. Scahill’e göre, Amerikan Savunma Bakanlığı"nda müfettiş olarak çalışan ve daha sonra Blackwater’ın sahibi Prince şirketler grubuna danışman olarak geçen emekli general Joseph Schmitz, CV’sinde Malta Şövalyeleri üyesi olduğunu söylemiştir. Malta Şövalyeleri, tarihte Haçlı Savaşları sırasında ünlenen ve Malta’dan Libya ve Tunus sahillerine sürekli baskınlar düzenleyen Tapınak Şövalyeleri’nin bir koludur.
İrlandalı araştırmacı Dr. Simon Peele ve Amerikalı araştırmacı Dr. Marisa Santeria’ya göre, ABD eski başkanlarından Ronald Reagan ve baba George Bush Malta Şövalyeleri üyesidir. George Bush’un büyük dedesi Prescott Bush, Malta Şövalyeleri’nin önde gelen üyelerindendir.
Bu delillere göre, Afganistan ve Irak savaşlarını gerçekleştiren güçlerin temel dinamiği haçlı ruhudur, Haçlı zihniyetidir.
Bugün Haçlı savaşını ABD’nin öncülüğünde devam ettiren NATO da Haçlı ruhuyla ve dinamiği ile hareket eden bir kuruluştur.
NATO’NUN HAÇLI RUHUNUN DELİLLERİ VE GÖSTERGELERİ
"Askeri savunma amacıyla kurulmuş olan Kuzey Atlantik Paktı'nın (NATO’nun) sembolü bir haçtır. Buna rağmen Türkiye bu haça itiraz etmemiştir! Askeri bir örgütün sembolü niçin haçtır diye sorulmamalıdır. Çünkü AB'nin ilk sekiz ülkesinin üst yöneticilerinin ve egemenlerinin tamamı da geçmişte Tapınak Şövalyeleri diye bilinen gizli askeri-dinci örgütün üyesiydi. Yaptıkları tek değişiklik, günümüzde Malta Haçı diye bilinen, kendi sekiz köşeli haçlarını düz haç ile değiştirmiş olmalarıydı.(…) Pek bilinmez ama NATO'nun gizli askeri operasyonlarının yanı sıra bir gizli misyonu daha vardır. Bu da sembolü olan 4'lü haçın gösterdiği misyondur: Dünyanın 4 bir yanına ve yönüne 'Askeri Misyonerler' göndermek ve Evangelistlerin testamentlerini buralara sokmak ve yerleştirmektir. Bilindiği üzere NATO'ya üye ülkelerin biri hariç, diğerleri Christendome'da yer alan Hıristiyan ülkelerdir. Tek istisna Türkiye'dir. NATO'nun özellikle Orta Doğu'ya, Türk Cumhuriyetleri'ne ve Kafkasya'ya yönelik askeri misyonerlik çalışmaları, Türkiye'deki askeri üslerinde görevli Asker Papazlar tarafından yürütülmektedir." (13)
Bilindiği gibi, 1995 yılı Nisan ayında NATO Genel Sekreteri W. Cleas, İttifak’da gerçekleştirilen konsept değişikliğini açıklarken bu kuruluşun nasıl bir Haçlı ruhu ve misyonu taşıdığını şöyle anlatmıştır: "Komünizmin çöküşünden sonra yeni düşman İslam'dır."
2009 yılının Nisan ayı başında NATO’nun başına İslam düşmanı başka bir kişi, Anders Fogh Rasmussen getirilmiştir. (14) Bu kişi, Danimarka’da 2005 yılında gazetelerde Peygamberimiz’e hakaret içeren karikatürlerin yayınlanmasını destekleyen ve savunan Eski Danimarka Başbakanıdır.
TÜRKİYE HAÇLI SAVAŞÇISI HALİNE GETİRİLMEK İSTENİYOR?
Tarih boyunca asırlarca Kılıç Arslanlar’la, Sultan Mesutlar’la, Sultan Muratlarla, Fatihlerle Haçlı Seferlerine karşı koyan Türkiye maalesef bugün tam tersine Haçlı savaşçısı haline getirilmek isteniyor.
Ankara Haçlı savaşçısı olmaya evet derse, Türkiye’nin tarihine ihanet etmiş olur.
Sadece Türk tarihine değil, Müslüman Türk milletinin dinine, İslam’a da ihanet etmiş olur ve büyük vebal altına girmiş olur. Zira Kur’an-ı Kerim’de yüce Allah şöyle buyurmuştur:
“Benim de düşmanım, sizin de düşmanınız olanları dost edinmeyin!” (15)
“Sakın kafirlere arka çıkma!” (16)
Ankara’yı yönetenler, son bir kez daha düşünmeleri, politikalarını ve kararlarını yeniden gözden geçirmeleri ve nerede yanlışlar yaptıklarını kendilerine sormaları gerekiyor.
Bütün Müslüman Türk milletinin ve tüm İslam dünyasının vebalinin kendi omuzlarında olduğunu unutmamaları gerekiyor.
Sevgiler saygılar…
herden1950@hotmail.com
______________________
1 1 Dünya Gazetesi, 07.10.2010
2 Yeni Şafak Gazetesi, 30.06.2010
3 Ntvmsnbc, 10.02.2012
4 http://www.timeturk.com.tr, 09 Şubat 2012
5 Yeniçağ Gazetesi, 18.11.2011.
6 Yeniçağ Gazetesi, 06.05.2011
7 Aydınlık Gazetesi, 04 11. 2011
8 Yeniçağ Gazetesi, 22.09.2011
9 Milli Gazete, 20 Mayıs 2009
10 23.03.2011 tarihli gazeteler.
11 21 Mart 2011 tarihli gazeteler ve site haberleri.
12 Dünyü Bülteni, 23 08 2007, Bakınız: http://www.islamonline.net/servlet/Satellite?c= ArticleA_C&cid=1177156071525&pagename=Zone-Arabic-News/NWALayout
13 Aytunç Altındal, Gül ve Haç Kardeşliği, Alfa Yayınları, 2004, İstanbul, s: 81
14 http://yenisafak.com.tr/ gazeteler ve site haberleri.Dunya/?i=179023
15 Mümtahine Suresi, ayet: 1
16 Kasas Suresi, ayet: 86.