
Yazımı yazmak isterken pekte güncel, siyasi olaylara girmek istemiyor, imkanlar nispetinde kültürel yazılar yazmaya gayret ediyorum. Ancak öyle anlar geliyor ki hem bazı kendini bilmezlerin hem de vatan hainlerinin aldığı tavizleri gördükçe yazmak haykırmak zorunda kalıyorum. Diyeceksiniz ki siz yazsanız ne olur yazmasanız ne olur? Olsun ben yazacağım, isterse kimse okumasın…
Ben birileri gibi televizyonlardan haklı olarak dışlandı diye insanlara yazılarıyla sataşarak gündemde kalma gayretinde de değilim, ihtiyacım da yok. Vatan ve millet diyen o nu seven insanlar ezilirken, Uludere’de ne idiği belirsiz PKK yandaşlarının kaçaklık yaparken öldürülmelerine verilen pirime bakın? Sanki bu ülkede kaçakçılık çok mubah ve legal bir iş gibi gösterilerek Türkiye Cumhuriyeti Devletine saldırıyorlar. Devlette soruşturma başlatıyor görevliler hakkında soruşturma açıyor, buyurun? Gecenin o saatinde sınırdan geçmeye çalışan bu grup katırlarla ne taşıyordu bilen var mı? Neden o yolu seçmişlerdi düşündünüz mü? Karakollarımız genelde bu yolla ve yine katırlarla sızılarak taranıyor şehitler vermiyormuyuz.
Bu insanlar bence kanunsuz iş yapmışlardır, Devlet görevini yapmıştır. Bu kaçakçılar için TBMM’de araştırma komisyonu kurulmuş, bir hata var mı yok mu gibi inceleme başlatılmıştır,devlet daha ne yapsın. Bunu aylardır gündemde tutmak bile yanlış. Bu yetmezmiş gibi ölenlerin ailelerine adam başı 120 bin lira gibi bir rakam tazminat ödenecek? Allah aşkına bu nasıl bir düşünce, bu nasıl bir zihniyet. Benim şehidime ödenen parayı yetkililer açıklayabilirler mi? Sakarya- İzmit hattında ki hızlı trende ölen 41 insanımız unutuldu. Hatta kazaya sebebiyet verenler başka bahanelerle unutturularak zaman aşımıyla bitti?
Devlet 34 kişiye bu parayı ödediğinde 3.5 milyona yakın rakam tutar. Şu anda PKK bu parayı almayın diyiyor, ama ilerde alacaklar, bu paranın dağa gitmeyeceği ne malum? Kabul et ki gitmedi, kaçakçılık yaptı diye gece sınırımızı katırlarla geçerken vurulan insanlara devlet neden bedel ödesin? Daha geçen gün Uludere’de 2 şehit 3 yaralı verdik. Peki benim vatanım, bayrağım için canını seve seve veren Mehmetçiklerimizin ailelerine hangi yüzle bakarız? Bunlar yetmedi birde “ hepimiz ermeniyiz” furyası başladı. Neden ermeni olalım, Allah korusun, Müslümanız ve Türk oğlu Türk’üz…
Bir ermeni gazetecinin vurulmasıyla İstanbul sosyetesi ve bazı artistler bu furyayı başlattı. Neden ülkemizde vurulan Türk ve Müslüman insanların önemi yok, anlamadım? Üstelik cinayeti işleyen ve yaptıran cezasını almış olduğu halde, caddeler “hepimiz ermeniyiz” sloganlarıyla çınladı. Biri 20 yıla yakın ( yaşı küçük diye) biri ağırlaştırılmış müebbet hapis aldı, sizler neyin peşindesiniz, kimin reklamını yapıyorsunuz ,daha ne alsınlar? Hele bu yürüyüşte Ermenilikle ilgisi olmayan insanların yürümesi de ayrı bir dert. Haydi bunlar fırsat arıyor ki propagan da yapıp gündemde kalsınlar,sizin derdiniz ne? Kısaca çok düşündükten sonra yazdığım bu yazının öneminin fazla olduğunu düşünüyorum. Hükümeti beğenmeyebilirim ama böyle diye de ülkemi bölenlerle, dışarı da yalan soykırım iftiralarıyla gezenlerle yan yana olmayacağım gibi, direk de karşılarında dururum. Bence bu her Türk ve Müslümanın görevi olmalı. Allah vatanımızı, milletimizi dış güçlerin oyunlarından korusun, birliğimizi ve beraberliğimizi bozdurmasın. (Amin)
SAYGILARIMLA