
Sevr'de politik bir tercihti,sorgulanamaz mı?
Jet hızıyla meclisten geçen Mit yasası, aynı hızla cumhurbaşkanı tarafından onaylanarak yürürlüğe girdi.Lehe olan yasaların geçmişe yürümesi hukukun genel kaidelerinden biridir. Bu demektir ki savcılar artık Mit başkanını yasadan önce işlediği suçlardan dolayı bile doğrudan ifadeye çağıramayacak, başbakan’dan izin alacaklar.Yasayı çıkaran iradenin buna onay vermeyeceği ortada.Böylece Mit başkanı ve bazı Mit mensuplarına isnat edilen suçlar yargı denetiminden kaçırılarak ortada bırakılmış oldu.
AK partinin son yıllarda yaptığı en büyük politik hatalardan biri budur. Bugün bu hesap yasa çıkarılarak engellenmiş olsa bile önümüzdeki yıllarda mutlaka gündeme gelecek, bir bumerang gibi meselenin üstünü örtmeye çalışanları vuracaktır. Devlet sırlarının ortaya saçılmasını,terör mücadelesinin akamete uğratılmasını kimse istemez. Ama hukuk devletinde de bu kadar vahim iddiaların görmezden gelinmesini de kimse tasvip etmez.
Skandal patlak verir vermez gevezelik yaparak her meseleyi çözeceğini sananlar hukukun hükümetin politikalarını sorguladığını söylediler.Yargının politik tercihleri sorgulayamayacağını aksi takdirde siyaset yapmanın mümkün olamaz hale geleceğini iddia ettiler.Bu tip ifadeler Demirel ekolünün kullandığı,kelimelere takla attırıp, sorunları çarpıtarak çözüyormuş gibi yapma yoludur.Nitekim Demirel dönemi sorun çözen bir dönem değil, meseleleri kelime oyunları içinde boğarak daha da büyüyerek milletin başına musallat olmasına vesile olan dönemdir.
Ayrıca politik tercihlerin sorgulanamayacağına dair iddialar,her türlü siyaseti hukuk denetiminden uzaklaştırma anlamı taşır. Hiçbir Hukuk devleti buna cevaz vermez. Politikalar hem halk tarafından seçim yoluyla denetlenir, hem de suça, şiddete yol açıyorsa hukuk tarafından denetlenir. Politik tercihler yargılanamaz, hukuki denetime tabi tutulamaz derseniz o zaman BDP nin yaptığı siyasi tercihlere, kullandığı politik dile de sesinizi çıkarmayacak,siyaset şapkası altında işledikleri her suça alkış tutacaksınız.Dahası Damat Ferit hükümetinin bir ihanet belgesi olan Sevr’i imzalaması da politik bir tercihti, o zaman Damat Ferit’i de eleştirmeyecek, ihanetle itham etmeyeceksiniz. Görüldüğü gibi siyasi tercihlerin muhtevası ne olursa olsun masum kabul edilmesi mümkün değildir. Siyaset de siyasetçi de açık ihanet anlamı taşıyan söz ve beyanlardan kaçınacak, aksi durumda hem tarih önünde hem de hukuk önünde hesap verecektir. Doğru olan budur.
Mit’in PKK ile imzaladığı anlaşma ikinci bir Sevr anlaşmasıdır.94 yıl sonra Sevr’in azınlıklarla ilgili 62.-64. maddelerinin ihya edilmesidir. Terör örgütüne istediği, istemediği her şeyi verip buna çözüm demek Demirel’in yaptığından daha tehlikeli bir yola girmektir.uluslararası ilişkilerde atılan imzalardan geri gitmek son derece zordur.Bu belgenin öyle veya böyle hesabı verilmelidir. Bugün yargıdan kaçırılması, ilelebet yargıdan kaçırılacağı anlamına gelmez.Hükümet bu ithamların kendine yönelmesine mani olmak için de olsa, bu yolu açmalıydı.Bu işe müzahir olanlar,tersini yaparak uzun vadede kendilerini ateşe atmışlardır..