
Elâzığ Ticaret ve Sanayi Odasının 92. Yıl Dönümündeyiz…
Belki de, Doğu Anadolu’da kurulan ilk Ticaret Odası, 19 Eylül 1920 Tarihiyle Şedele Fehmi Efendinin Başkanlığında, Elazığ oluyor…
Bu yıllar, Milli Mücadele yıllarıdır…
Bu yıllarda, Elazığ’da, Milli Mücadeleye destek vererek tarihe ışık tutan haftalık Satvet-i Milliye Gazetesi Mustafa Ruhi Bey’in sahipliğinde yayınlanmaktadır…
90 yıl öncesinin fotoğrafında Elazığ’ın; siyasi, sosyal ve iktisadi hayatında bir canlılık vardır…
Elazığ bu yıllarda, zengin sosyal ve ticari hayatıyla da, çevre illere de örnektir…
*** ***
17 Şubat- 04 Mart 1923 Tarihi, Anadolu insanının çok yakından takip ettiği bir Kurultay vardır; 1. İzmir İktisat Kongresi…
Bu kongrede, Anadolu’nun ‘kalkınma modeli’ vardır…
Ülkenin, ‘ekonomik bağımsızlık hedefleri’ vardır!
1.İzmir İktisat Kongresinde alınan 10 önemli karar şöyle;
“1.Hammaddesi yurt içinde yetişen veya yetiştirilebilen sanayi dalları kurulması gerekmektedir.
2.El işçiliğinden ve küçük imalattan süratle fabrikaya veya büyük işletmeye geçilmelidir.
3.Devlet yavaş yavaş iktisadi görüşleri de olan bir organ haline gelmeli ve özel sektörler tarafından kurulamayan teşebbüsler devletçe ele alınmalıdır.
4.Özel teşebbüslere kredi sağlayacak bir Devlet Bankası kurulmalıdır.
5.Dış rekabete dayanabilmek için sanayinin toplu ve bütün olarak kurulması gerekir.
6.Yabancıların kurdukları tekellerden kaçınılmalıdır.
7.Sanayinin teşviki ve milli bankaların kurulması sağlanmalıdır.
8.Demiryolu inşaat programına bağlanmalıdır.
9.İş erbabına amele değil, işçi denmelidir.
10.Sendika hakkı tanınmalıdır.”
**** ***
Sözün burasında altını çizmek istediğim hassas bir konu vardır;
Bizim en büyük eksiğimiz olarak da değerlendirmek isterim…
Elâzığ’ın, ‘iktisat tarihini…’ yazamadık!
Şurası bir gerçek ki, Harput’tan Mezire (Elazığ)’ye taşıdığımız çok zengin;
‘Ticari Kültürümüz…’ vardı!
İzmir İktisat Kongresinde de ifade edildiği üzere,
Elâzığ’da da, diğer Anadolu şehirlerimizde de olduğu gibi,
“El İşçiliği…” ve “Küçük imalat…” revaçtaydı!
Artık, hedef bunun dönüşümüydü…
Teknolojik gelişmeye paralel bir kalkınma stratejisi!
*** ***
2012 yılı Ocak ayında, 13 ilin bütçesi fazla verirken;
Elazığ’ında aralarında bulunduğu 68 ilin bütçesi açık veriyordu…
Gerçi Türkiye’de, 2011 yılı itibariyle;
15 ilin ihracat rakamları,
Bir milyar Doların üzerinde…
Burada, ‘imrendiğim’ nedir?
Elâzığ’ın bir Kayseri, bir Gaziantep olamaması…
Cumhuriyet Tarihimize baktığımızda,
Niye olmasın ki, sorusuna yorum getirebiliriz…
*** ***
Dünden bugünlere,
‘Tarihi fırsatları’ kaçırdığımız yıllar oldu!
1970’li yıllar, bunun başında gelir…
Düne, ‘öfkeyle’ dönmekten öte;
Bugün, ‘yeni şeyler’ söylemeliyiz…
Şehir olarak, sürekli bir yarışın içerisinde olduğumuzu söylemek isterim…
O yarışta, neredeyiz,
Nerelerde olmalıyız…
O yarışta, bizlere;
“Hamle üstüne hamle” yaptıracak sektörler hangileri olabilir?
ETSO Başkanının burada altını çizeceğimiz bir sözü var;
“Teşvikler Dudak Uçuklatmalı…”
Sürekli, ‘beyin ve sermaye göçünün’ yaşandığı,
Bir şehirde, bir coğrafyada;
Teşvikler, ‘yatırımları cazibeye’ dönüştürmeli!
**** ***
Elâzığ’ın stratejik kalkınma planında;
Kuzey Çevre Yolu…
Ev (aile) Ekonomisi…
Doğal Gıda Ürünleri…
Elazığ Şehir Kütüphanesi…
10 bin Toplu Konut (Kentsel Dönüşüm Projesi)
Yeni İş ve İstihdam Projeleri…
Harput Teknik Üniversitesi…
Sosyal Bilimler Üniversitesi…
Bağcılık Sektörü…
AB-SODES ve İstihdam Amaçlı Projeler…
Elâzığ 1. Spor Kurultayı…
Elazığ Yerleşik Tiyatro…
Keban Baraj Havzası Yeşil Kuşak Projesi…
(Dut, Badem ve Ceviz gibi ekonomik ağırlıklı ağaçlandırma)
Şehrin 40’a ulaşan mahallesinde; sağlık, spor, sanat, eğitim ve
Sosyal Hizmetler Tesisleri…
*** ***
İstihdam artırıcı, “Üreten bir Şehir” olmak!
Şehirden, 1970’li yıllardan günümüze kadar,
Sürüp giden, ‘nitelikli göçe’ dur diyebilecek;
Başta, Eğitim, Sağlık, Gıda, Tarım, Su Ürünleri, Maden olmak üzere,
Yatırım Projeleri geliştirmek…
Ben şahsen, bu şehrin alt-yapı zenginliğine inanıyorum…
Her bakımdan; ticarette, Sanatta, Sporda ve Siyasette;
Birinci Ligde, ‘oynayacağına’
Veya ‘roller alacağına’ inanıyorum!
Sadece küçük bir nüans var;
Birbirimize dost olalım,
Birbirimizi gönülden sevelim…