
Ç. Rizespor’u deplasmanda 2 kez 2 farklı mağlup duruma düşmesine rağmen 2. Yarı’da attığı 5 golle deviren Elazığspor’un, ligde son sırada yer alan Güngörenspor’a fark yapacağını düşünenler vardı…
Bir gün önce oynanan maçlarda 2. Sıra’daki Kasımpaşa’nın yenilmesi, Akhisarspor’un berabere kalması, Elazığspor’un daha önce kullanamadığı bir avantajı, yani takipçileriyle arasındaki puan farkını açma imkânını yeniden yakalamasını sağlamıştı…
Karşıyaka Maçı’na kadar iç sahada oynadığı 10 müsabakanın 9 tanesini kazanan Elazığspor’un evinde sergilediği başarılı performans, son maçta “zemin” engeline takılırken, bir de mâruz kalınan tribün baskısı Bordo-Beyazlı Takım’ın maç öncesinde “tedirgin” olması için yeterli sebepti!..
Sahip olduğu 11 puanın 1’ini Lig’in İlk Yarısı’nda Elazığspor’dan almış olan Güngörenspor, Ara Transfer Dönemi’ndeki takviyelerle o dönemdeki zayıf rakipten çok farklı ve güçlü bir ekip konumuna gelmişti…
Elazığspor belki de maçı sonradan çevirme alışkanlığını bırakıp, bir an önce sonuca ulaşarak rahatlamak amacıyla, sezon başından beri başarıyla uyguladığı 4-2-3-1 dizilişini bozmuş, tek önlibero ve çift santraforla 4-1-3-2’ye dönmüştü?..
Dizilişteki değişiklikle daha “atak” oynar gibi görünen Elazığspor’un, oyunu rakip alana yıkma isteği öne çıksa bile; maçın ilk yarısındaki pozisyonlara bakıldığında Güngörenspor, Kaleci Ahmet ŞAHİN’in önlediği 2, rakip oyuncu Emrah’ın dokunamadığı bir olmak üzere 3 net pozisyon buldu ve Mehmet ŞEN’le de aradığı gole ulaştı?..
Buna karşılık sözde çift santraforla oynayan Elazığspor, ilk yarı boyunca sadece Oktay’ın değerlendiremediği bir kafa vuruşu dışında pozisyon elde edemedi, ne ilginçtir ki Sinan’ın golü de Murat’la başlayan ve Köksal’la gelişen bir kontratak sonucu geldi!
Buraya kadar yaptığımız tespitler, daha önce de defalarca belirttiğimiz gibi Elazığspor’un neden tek santraforla oynadığını soranlara ve ısrarla çift santraforla oynamasını isteyenlere en iyi cevap olsa gerek!..
Yani, bir takımın “tek santrafor” dizilişiyle sahaya çıkması demek; ofansîf oynama arzusunda olmadığını göstermez, aksine orta alandan “sürpriz” adamlar kaçırarak, rakip savunmayı yıpratıp daha fazla sayıda gol pozisyonu üretmesini ve iç sahada rakibin kapanmasını engellemeyi dahi sağlar!..
Tek önlibero oynamasına ve ağır zemine rağmen Murat KAYALI, dün hem kendi savunmasına yardımcı oldu, hem de olağanüstü bir çabayla hücuma çıktı ve Sinan’ın attığı ilk golde kendi ceza alanının önünde aldığı topu yarı saha taşıyıp akıllı tercihle Köksal’a verdiği pasla da golü getiren isim oldu!..
Elazığspor’un en büyük sorunu; son 2 sezonda en az sıkıntı yaşadığı savunma hattında sağ ve sol kanatta 2 ismin değişmesiyle kaybolan uyum ve tandemin 2’lisinin ağırlığıyla gol olsun ya da olmasın rakibe verilen pozisyonlardaki artış olarak görünüyor?..
Teknik Direktör Hüsnü ÖZKARA, Kaptan Erdal ile Veysel’e şans tanıyarak, savunmada yıpranan ve form düşüklüğü sergileyen isimleri dinlendirebilir, son haftalarda yenilen basit gollere engel olabilir!..
Dün sözde çift santraforla hücuma yönelen Elazığspor, Murat KAYALI’nın çırpınışına rağmen tek önlibero uygulaması dolayısıyla orta alanı rakibe kaptırdı, 2. Yarı’da dizilişte değişiklik doğru olsa da Göksu’nun oyundan alınması bizi hayâl kırıklığına uğrattı?..
2. Yarı’da 4-2-3-1’e dönen Elazığspor’un girdiği pozisyonları değerlendirememesi, maçı koparmasına engel olduğu gibi, bireysel hata sonucu yenilen gol de 3 puanı zora soktu!..
Maçta eşitlik olduğu anlarda takımına küsenler ile Güngörenspor’u küçümseyenlere bakmayın siz, Elazığspor dün çok önemli bir 3 puan aldı ve Süper Lig yoluna koyuldu!..