
Bu hafta birazda spordan bahsetmek isitiyorum. Konumuz Elazığspor değil bunu baştan belirteyim. Elazığspor zor dönemeçleri bir bir geçmeye devam ediyor.Tek temennimiz ligi bu şekilde bitirmesidir.Aslında Elazısporumuz hakkında bir yazı yazmayı düşünüyorum ama bu işi başka bir haftaya bırakacağım.
Bu haftaki kanumuz Türkiye Futbol Federasyonu'nun seçimleri ve F.B Başkanı Aziz Yıldırım!
27 Şubatta 2012 günü Türkiye Futbol Federasyon'nun seçimleri yapılacak.Bu güne kadar adaylıklarını açıklayan bazı kişiler ise ne olduysa oldu birden adaylıktan çekildiler. Şenes Erzik, "UEFA müsade etmedi" dedi.Kürşat Tüzmen ise 18 saat sonra hiç bir açıklama yapmadan adaylıktan çekildi! Bazı basın organlarında Başbakan'ın Tüzmen'in adaylığına sıcak bakmadığı,bazılarında ise çizik çektiği yazıldı! Tabi belirtilen bu iki nedende bize göre çok farklı anlam ifade ediyor! En çok favori gösterilen adaylardan birisi de BJK Başkanı Yıldırım Demirören.O henüz adaylığını sürdürüyor...
Şayet Yıldırım Demirören seçilirse bütün kulüplere eşit mesafede durması gereken Türkiye Futbol Fedarasyonu'nun Beşiktaşlı yeni başkanı size de tuhaf gelmeyecekmidir? Düne kadar Federasyon'un hangi konularda eleştirildiğini bilenlerden biriyim. Hakem tesbitlerinden tutun da,kulüplere ceza veren çeşitli kurullara kadar federasyonun yanlı davrandığı çeşitli vesilelerle iddia edile gelmişti?
Eee,Yıldırım Demirören Federasyon Başkanı olursa tarafsızlığını koruyabilecek midir? Yanlış anlaşılmasın,Beşiktaş'a sevgim ve sempatim de var.Gayet eminim ki tarfsız bile davransa eski yönetimlerden daha çok eleştirilecektir.
İşin bir başka garip tarafı da Fener Bahçe'nin Yıldırım Demirören'i desteklemesidir!..Diyelim ki Yıldırım Demirören Federasyon Başkanlığı'na getirildi,Fener Bahçe başkanı veya yönetimden biri yarın Federasyon hakkında bir eleştiride bulunursa yapmış olduğu bu desteği F.B de her zaman var olan muhalifler yönetimin önüne koymayacaklarmıdır?
Federasyon seçimleri ile ilgili bir şeyler dönüyor ama ben henüz çözemedim!
Benim kanaatime göre Başbakan'da Yıldırım Demirören'i destekliyor.Kürşat Tüzmen birazda bu sebeple çekilmiş olsa gerek! Sanıyorum 27 Şubat'tan sonra futbolun bağımsızlığı da tartışmaya açılacak! Şunun şurasında ne kaldı ki topu topu bir hafta.
AZİZ YILDIRIM'IN TUTUKLULUĞU KALKABİLİR!..
Fener Bahçe Başkanı Aziz Yıldırım,Şike davasından örgütlü suç nedeniyle yargılanıyor.Davanın seyrine karışmayacağız.Ama benim dikkatimi çeken bir şey var; bu dava önce Silivri'de başlamıştı değil mi? Peki,neden Çağlayan'a alındı?
Hepimizin bildiği gibi Silivri'de Ergenekon kapsamındaki davalar görülüyordu.Şike davasının Silivri'de görülmesi ise bize biraz garip gelmişti! Davanın ilk duruşmasında Fener Bahçe taraftarları Silivriye akın ettiler. Bayraklar açıldı,sloganlar atıldı Silivri tam bir Şükrü Saraçoğlu Stadı'na döndü! Orada çeşitli nümayişler yapıldı. Ergenekon davası nedeniyle gelenlerde Fener Bahçe taraftarlarına katılarak onlara destek vermeye başladılar. Tabi işler giderek çatallaştı! Öteden beri Ergenekon davasına karşı çıkan muhalifler parti bayraklarını açarak nümayiş yaptıkları için pek taraftar bulamamışlardı. Yani ne sağ soldan,ne de sol sağdan destek görmemişti.Oyse Fener Bahçe Başkanı Aziz Yıldırım'la başlayan şike davası giderek hem diğer kulüplerin desteğini,hemde Ergenekoncuların desteğini almaya başladı! Bu oldukça önemli bir gelişmeydi! Durumun farklı boyutlara gideceği hesaplandığı için olsa gerek şike davası sanıkları derhal Silivri'den alınarak çağlayan'a getirildi. Benim şahsi kanatim bu.
Daha dün Mısır'da bir maçın nelere sebep olduğunu unutmadık! Futbol bir anda muhalefeti bir araya getirerek sosyal bir patlamaya neden olabiliyor!.. Bu sebeple bana göre Aziz Yıldırım davasının çok fazla uzun sürmeyeceği kanaatindeyim...Yakında Aziz Yıldırım'ı suçsuz görüp salarlarsa ya da tutuksuz yargılanmaya devam ederse şaşırmayın!
" HEPİMİZ ERMENİYİZ" DİYENLERE BİR DUYURUMUZ VAR!..
26 Şubat'ta Taksim Meydanı önemli bir lanetlemeye sahne olacak! Nedir 26 Şubat derseniz açıklayalım ; 1992 yılının 25 Şubatı'nı 26 Şubata bağlayan gece Ermenilerin Azerbaycan'ın Dağlık Karabağ'da,Hocalı'da Türkleri yaşlı,kadın,çocuk ayırmadan katlettikleri bir günün yıldönümüdür! Rusların da büyük desteğini alan Ermeni çeteleri Tarihte Anadolu'da yaptıkları katliamlara bir yenisini daha yani Hocalı Katliamını daha eklediler!.. Hemde bütün dünyanın gözü önünde...Olayın 20 yıllık bir mazisi var.Bütün belgeler her şeyi ile ortada duruyor! Bine yakın Azeri Türk'ü o gün ve gece Hocalı'da vahşice katledildi! 1.500 000 kişi de yurtlarından,yuvalarından oldu. Halen Bakü' yakınlarında per perişan bir şekilde kaçkınlar (göçmenler) kampında yaşamaktadırlar. O vahşi katliamdan binin üzerinde insan da yaralı vaziyette canlarını zor kurtardı! Halen yüzlerce insan ise kayıp! Bütün dünya Ermeniler'in yaptığı bu vahşeti seyretti! Onlar yani Batılılar 1915 yalanıyla uğraşa dursunlar,Hocalı gerçeği vidyo ve fotoğraf görüntüleriyle gelecek nesillere aktarılacaktır! Batılı ülkeler bu vebalden kıyamete kadar kurtulamıyacaklardır!
İşte değerli okurlar,26 Şubat günü Taksim'de bu olayı protesto mitingi düzenlenecektir.Anadolumuzun bir çok yerinden ve Azerbaycan'dan on binlerce insan o gün Taksim'de olacaktır. Bu mitingi "Hepimiz Ermeniyiz" diyenlere duyuruyoruz!..