• Dolar
    5.7212
  • Euro
    6.3361
  • G. Altın
    276.67
  • T. Altın
    1843.9
Gökçe Karagöz

 Aynaya bakıyorum, kendime. İnsanın kendisine aynada dikkatlice bakması ne tuhaf.Bir süre sonra sanki yabancı birine bakıyormuşsun gibi oluyor. Neler oluyor ya bana? Kafayı mı yiyorum yoksa… Çok acil güzel bir tatil yapmam lazım diyorum ama nerdeeee… Hayat şartları buna izin vermiyor maalesef…

Hayat bizden önceki kuşaklar için daha kolaydı belki de. İnsan ilişkileri bu kadar kopuk değildi sanırım, kendine yabancılaşma duygusu bile çok azdı beklide. Şimdi kendimizle bağlarımızı koparmış gibiyiz. Eskileri dinlerken hatırlıyorum. Komşu, arkadaş ya da tanıdıklardan bahsederken bile, akrabalarımızdan bahseder gibi konuşurlardı. Yemekler paylaşılır, ılık yaz gecelerinde kapı önünde muhabbetler birbirine karışır ve çocuklar bu kalabalığın arasında çeşitli oyunlar oynardı. Her gün sanki bayram öncesi yapılan hazırlıklar gibiydi bu renkli akşamlar. İnsanlar daha sosyaldi o zamanlar, sosyalliğin ne demek olduğunu bilemeden bu işin kitabını yazmışlardı.

Çocukluğumda hatırladığım akrabamız gibi bahsedilen komşularımızdan biri de evimizin biraz aşağısında oturan Mary teyzeydi. Tabi en iyi arkadaşım Mary teyzenin kızı Şengül’dü. Kardeşim henüz o zamanlar bebekken beni çağıran sesin Şengül olduğunu anlayarak pencereye koşmuş ve oyun saatinin geldiğini anlamıştım. Ancak, annemin 5 dakikalığına bana teslim ettiği kardeşimin kanepeden düşebileceği aklıma gelmemişti tabi.5 yaşında bir çocuktum belki de ama hala bu olayı düşününce içim acıyor.

Hepimizin, herkesin çocukluğuna dair birçok anısı var elbette. Ama anılarımızı anlatırken dikkat ettiniz mi hiç ? İçinde maddi menfaatleri barındıran hiçbir şey yok. İşte o yüzden eskiler daha saf, daha yalın, daha samimi ve kendi gibi. Biraz durup düşünün çocukluk anılarınızı. Size bir tatil ferahlığı gibi gelecek. Tebessüm edebiliyorsanız hatırladıklarınıza, emin olun hepsi, yaşanılan her şeyden daha gerçek.

Kendinize şunu sorun:

"Yaptığım şeyde sevinç, rahatlık ve hafiflik var mı?" Eğer yoksa, zaman şimdiki anı örtüp karartıyor ve yaşam bir yük ya da bir mücadele olarak algılanıyor demektir.

Siz şimdiki anı onurlandırır onurlandırmaz, tüm mutsuzluk ve mücadele ortadan kalkar ve yaşam, sevinç ve mutlulukla akmaya başlar. Şimdiki anın farkındalığıyla davrandığınızda, yaptığınız  her şey en basit eylem bile, bir nitelik, özen ve sevgi duygusuyla dolu hale gelir.

Şimdinin gücü uygulama kitabı-Eckhart Tolle

İyi haftalar…