Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda CHP’nin Verdiği Beritan Ve Şavak Aşiretlerinin mera sorunu önergesi hakkında CHP Elazığ Milletvekili Gürsel Erol ve AK Parti Elazığ Milletvekili Metin Bulut söz aldı. Gürsel Erol, Beritan ve Şavak Aşiretlerine destek isterken, metin Bulut’ta Şavak ve Beritan aşiretlerinin her zaman yanlarında olduklarını söyledi.

TBMM Genel Kurulunda, CHP Grubunun Beritan ve Şavak aşiretlerinin Mera sorunu önergesi görüşüldü.

CHP Grubu adına söz alan CHP Elazığ Milletvekili Gürsel Erol, küçükbaş hayvancılıkla uğraşan Beritan ve Şavak aşiretlerine devletin gereken desteği vermesi gerektiğini söyleyerek; “küçükbaş hayvancılıkla uğraşan bu aşiretlerin yaylalarından bile para alıyoruz. Para alındığı halde çoğu zaman bu aşiretler hayvanlarını götürecek yayla bile bulamamakta. Aşiretlerin ne olduğunu bilemeyebilirsiniz ama Erzincan Tulum Peyniri veya Şavak Tulum Peyniri dediğimizde tanıyabilirsiniz. Bunlar Tulum peynirinin Türkiye’deki üreticileri. Bu aşiretlerin devletin desteğine ihtiyacı var. Gerçekten devlet bu aşiretlere merayla ilgili hayvanlarının bakımı ve korunmasıyla ilgili ürünlerinin alınmasıyla ilgili desteğe ihtiyaçları var. Hala hayvanlarla yük taşıyarak hayvanlarından elde ettikleri ürünleri şehir merkezine getirerek ekonomiye kazandıran aşiretler. Bunların aynı zamanda kışın döndüklerinde oturabilecekleri alanları da yok çadırlarda kalıyorlar. Bununla ilgili TOKİ konut yapabilir.” Dedi.

Araştırma önergesi üzerine AK Parti grubu adına söz alan Elazığ Milletvekili Metin Bulut’ta bölgede her iki aşiretle yakın temas içerisinde olduklarını ifade ederek, meraların kiralama isteği göçerler tarafından talep edildiğini söyledi.

Milletvekili Bulut; “doğu ve güneydoğu Anadolu bölgelerimizde geniş alanlara yayılmış ve yüzyıllardan beri hayvancılıkla uğraşan iki büyük aşiret. Bunlar yazın yaylak alanlara çıkmakta kışın ile kışlaklara inmektedirler. Bizler bölgemizde her iki aşiretle de yakın temastayız. Onların eksikliklerini, sorunlarını bildiğimiz gibi her dönemde de onların yanındayız. Bu iki aşiret yıllarca terörden dolayı çok büyük sıkıntı yaşadılar. Eğer onların sıkıntılarını konuşacaksak onlar geçmişte yaylalara dahi çıkamıyorlardı neredeyse yaylacılık bitme noktasına gelmişti. Terör ile ilgili yürüttüğümüz mücadele sonucunda yaylalar tekrar güvenli hale gelmiş ve gidilemeyen hiçbir yayla kalmamıştır. Kiralama talebi aslında göçerlerin kendi talebi ki o yaylanın kimin olduğu bilinebilmesi ve o yaylada kimin hayvanlarını otlatabileceğini bilmesi. Zaten alınan ot bedeli cüzi bir miktar olduğu için yine göçerlerimizin kendi talebiyle alınan bir karardır.” Dedi.