• Dolar
    5.6992
  • Euro
    6.311
  • G. Altın
    268.89
  • T. Altın
    1822.6
Doğukan Ağar

Yazılarımı “Sporda Yeni Yaklaşımlar” adlı kitaptan ve kendi yorumlarımı katarak bugüne kadar sporun yanlış yönetilmesinden kaynaklanan sorunları dile getireceğim. Öncelikli hedefim memleketim Elazığ. Ve daha sonra ise Türkiye genelinde var olan sporun yönetimsel hatalarını kalemime alacağım. Yıllar geçmesine rağmen ben küçükken sporcu yetiştirme ve kulüp yönetimleri nasılsa yirmi altı yaşımda olduğum halde benim gözümde hiçbir şey değişmedi ve değişime uğramadı. Belki yeni jenerasyonlar biraz daha iyileştirilmiş imkânlarla antrene oluyor ama sporcu yetişemiyor. Şimdi bu konu için erken bir giriş yapmayacağım ama ilerleyen konularda elimden geldiğince anlatacağım.

Türk Spor Yönetimi

Tarihsel açıdan konuya kısa ve öz biçimde bakarsak;

Türkiye’de spor Anayasada 58. Ve 59. maddelerine istinaden yürütülüyor. Gençliğin korunması, Sporun geliştirilmesi ve tahkim. Bu başlıklar altında Gençlik ve Spor Bakanlığının atası olan Türkiye İdman Cemiyetleri İttifakı (T.İ.C.İ) 1922 yılında 16 spor kulübü birleşerek bağımsız, özerk ve yerinden yönetim anlayışıyla kuruldu. Daha sonraki yıllarda Türk Spor Kurumu (T.S.K 1936-1938), Beden Terbiyesi Genel Müdürlüğü (B.T.G.M 1938-1986), Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü (G.S. G.M 1986-2011) ve günümüzde halen varlığını sürdüren Gençlik ve Spor Bakanlığı (G.S. B 2011) teşkilatları kuruldu. Gelişen, değişen, büyüyen Türkiye spor geliştikçe teşkilat yapılarında bazı değişiklikler oldu hatta isim varyasyonları meydana geldi amaç değişmedi ve Türkiye’de sporu geliştirmek adına yeniliklere ayak uyduruldu.

Sonuç olarak tarihsel açıdan ülkemizde spora verilen önem 1922 yıllarına dayanıyor ve hatta Anayasamızda spor için kanunlarımız mevcut. Sporu neden geliştiremiyoruz diye düşündüğümüz zaman futbol mevzusuna girersek içinden çıkamayız ama olimpiyatlarda neden bazı branşlarda başarı gösteriyoruz. Bence sporla ilgilenen yöneticisinden sporcusuna kendince tartışmalı. Acaba hatamı yapılıyor yoksa hatalar göz ardımı ediliyor?

Genç, çeşitli branşlarda boy göstermiş ve Spor Yöneticiliği okuyan biri olarak değerli hocalarım Doç. Dr. Eyyup Yıldırım, Doç. Dr. Yunus Emre Karayaka hocalarıma desteklerinden, Doç. Dr. Sebahattin Devecioğlu hocamız gibi Spor Yöneticiliği bölümünün Türkiye’de temellerini atmış birinin öğrencisi olarak, Spor Bilimleri Fakültesindeki bütün hocalarıma verdikleri verecekleri bilgiler için teşekkürümü borç bilir sonraki yazımda görüşmek üzere.