Elâzığ’ın köklü kültürel mirasları arasında yer alan sekiz köşe şapka, yalnızca bir giyim ürünü değil, geçmişten günümüze taşınan gelenek ve değerlerin de simgesi olmayı sürdürüyor. El emeği ve ustalıkla şekillenen bu özel şapka, kentin kültürel kimliğini yansıtırken, azalan usta sayısı nedeniyle geleceğe aktarılma mücadelesi veriyor.
Elazığ’ın geleneksel el sanatları arasında önemli bir yere sahip olan sekiz köşe şapka, taşıdığı kültürel anlam ve kendine özgü tasarımıyla kentin simgelerinden biri olmayı sürdürüyor.

Selçuklu motiflerinden esinlenerek ortaya çıkan ve Harput’ta yaşamış sekiz medeniyeti temsil ettiği belirtilen şapka, her köşesinde yiğitlik, mertlik, alçak gönüllülük, çalışkanlık, doğruluk, dürüstlük, misafirperverlik ve cömertlik gibi değerleri barındırıyor. Ancak Elazığ’ın kültürel miraslarından biri olan bu geleneksel zanaat, usta ve çırak sayısının giderek azalması nedeniyle yok olma tehlikesiyle karşı karşıya.

Yaklaşık 25 yıldır sekiz köşe şapka imalatı yapan usta Fethi Yentür, mesleğini yaşatmak için büyük emek veriyor. Elazığ yöresine ait olan ve çevre illerde de kullanılan sekiz köşe şapkanın tamamen el işçiliğiyle üretildiğini belirten Yentür, bir şapkanın yapımının yaklaşık 2,5-3 saat sürdüğünü ifade ediyor.

Günlük ortalama 7 ila 10 arasında şapka üretebildiklerini aktaran Yentür, her bir ürünün büyük bir emek ve ustalık gerektirdiğine dikkat çekiyor.

Yentür, şapkanın kentin tanıtımında da önemli bir rol üstlendiğini dile getiriyor. Elazığ’a gelen cumhurbaşkanları, bürokratlar ve önemli misafirlere hediye edilen şapka, belediye ve valilikler aracılığıyla da kenti ziyaret eden konuklara takdim ediliyor.
Şapkanın devlet protokolünde ve uluslararası ziyaretlerde hediye olarak tercih edilmesi de bu kültürel değerin tanınırlığını artırıyor.
Usta sayısının oldukça azaldığını belirten Yentür, mesleğin geleceği konusunda endişeli. Usta Fethi Yentür ise yıllardır sürdürdüğü emeğin yeni ustalarla geleceğe taşınmasını bekliyor. Çünkü sekiz köşe şapkanın kaybolması, yalnızca bir zanaatın değil, Elazığ’ın kültürel hafızasının da önemli bir parçasının yitirilmesi anlamına geliyor.





