MHP Elazığ İl Başkanı Yunus Bal, düzenlenecek kongrede il başkanlığına yeniden aday olmayacağını açıkladı. Başkan Bal kararını MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye bildirdiğini ve il kongresi sürecine kadar başkanlık görevini sürdüreceğini belirtti.

MHP Elazığ İl Başkanı Yunus Bal yaptığı yazılı açıklamada: “Bazı görevler vardır ki insan onları bir makam olarak görmez. Bir emanet bilir.. Bir şükür sebebi bilir.. Bir ömür taşıyacağı bir şeref olarak görür… Genel Başkanımız Saygıdeğer Bilge Liderimiz Devlet Bahçeli Beyefendinin takdir ve olurlarıyla Aralık 2022 tarihinde devraldığım şeref, onur, haysiyet bildiğim Milliyetçi Hareket Partisi Elazığ İl Başkanlığı görevimden artan iş temposu, mesleki sorumluluklarım ve bu sürecin beraberinde getirdiği yoğunluk nedeniyle, teşkilatımıza daha fazla zaman ayıramayacağımı düşündüğümden dolayı il kongremizde il başkanlığı görevine yeniden aday olmama kararımı Bilge Liderimize arz ederek olurlarına sundum. Türk Dünyasının Bilge Lideri Devlet Bahçeli Beyefendinin takdirleriyle İl Kongremizin gerçekleşeceği zamana kadar görevimizin başında olacağımızı, kongre sürecini en güzel şekilde gerçekleştireceğimizin sözünü verdik.” İfadelerine yer verdi.

Bunun bir nöbet değişimi olduğunu dile getiren Başkan Yunus Bal: “Bu bir veda değildir… Çünkü ülkücünün davasına vedası olmaz. Bu sadece nöbet değişimidir. Bizler biliriz ki; nöbet değişir ama nöbetçi değişmez. Dava adamı bulunduğu makamla değil, taşıdığı imanla ve sadakatiyle yol yürür. Yarın da aynı inançla, aynı heyecanla, aynı sadakatle davamızın emrinde olmaya devam edeceğiz. Çünkü bizim sevdamız bir koltuk değil; ay yıldızlı al bayrağımız, üç hilalli davamız ve büyük ülkümüzdür.. İl başkanlığı görevini devralırken kalbimizde yalnızca bir niyet vardı; davamıza layık olabilmek, Liderimizin emanetini başımızın üzerinde taşıyabilmek ve teşkilatımızın her bir ferdinin duasına mazhar olabilmek… Rabbime hamdolsun ki bugün geriye dönüp baktığımızda; ayrışmanın değil birleşmenin, kırgınlığın değil kardeşliğin, “ben”in değil “biz”in mücadelesini vermeye gayret ettiğimizi görüyorum. Biz birlikte yürüdük… Birlikte yorulduk… Birlikte umut ettik… Birlikte üzüldük… Birlikte sevindik… Bazen gecemizi gündüzümüze kattık, bazen kilometrelerce yolu sadece bir gönle dokunabilmek için aştık. Kimi zaman bir çocuğun tebessümünde, kimi zaman bir büyüğümüzün duasında bütün yorgunluğumuzu unuttuk. Çünkü bizi ayakta tutan makamlar değil; davamıza duyduğumuz sadakat, birbirimize olan muhabbetimizdi. Bu kutlu hareketin her kademesinde görev yapan kardeşlerimin alın terine, samimiyetine ve fedakârlığına şahidim. Her biriyle aynı safta bulunmuş olmak, aynı üç hilalin gölgesinde omuz omuza mücadele etmiş olmak ömrüm boyunca taşıyacağım en büyük şereflerden biri olacaktır. Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli’nin çizdiği istikametten bir an olsun ayrılmadan; devletimizi, milletimizi ve davamızı her türlü hesabın üzerinde tutmaya gayret ettik. Elbette eksiklerimiz, ulaşamadığımız yerler, yapamadıklarımız olmuştur. Ancak şundan emin olun ki; bu kardeşinizin kalbinde hiçbir zaman şahsi bir hesap olmadı. Bütün gayemiz davamızın yükünü bir nebze olsun hafifletebilmekti. Görev sürem boyunca desteğini esirgemeyen geçmişten bugüne bu davaya gönül vermiş bütün büyüklerimize, gençlerimize ve ismini tek tek sayamadığım her dava arkadaşıma gönülden teşekkür ediyorum. Sizlerden bir istirhamım var… Birbirinizi sevmekten vazgeçmeyin. Birbirinizin elini bırakmayın. Üç hilalin gölgesinde omuz omuza durmaktan asla vazgeçmeyin. Çünkü biz birbirimize sahip çıktığımız sürece bu dava dimdik ayakta kalacaktır. Bugün arkamda makamlar değil; gönlüne dokunabildiğim insanlar bırakabiliyorsam, işte benim en büyük gurur kaynağımdır. Eğer bu süreçte istemeden kırdığım, üzdüğüm, ihmal ettiğim bir kardeşim olduysa, yürekten affını istiyorum. Sizler hakkınızı helal edin. Benim varsa, her birinize sonuna kadar helal olsun. Allah birliğimizi, beraberliğimizi ve kardeşliğimizi daim eylesin. Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli’nin emrinde, davamızın izinde yürümeye; ömrümüz yettiği, nefesimiz el verdiği müddetçe devam edeceğiz. Çünkü bizim için görevler biter… Ama dava bitmez. Makamlar değişir… Ama sadakat değişmez. İsimler değişir… Ama üç hilale olan sevdamız asla değişmez. Biz bu davaya makam sahibi olmaya değil, dava adamı olmaya geldik. Rabbim bize hangi görevi nasip ederse etsin; biz yine aynı kapının eşiğinde, aynı sancağın gölgesinde, aynı inancın neferi olmaya devam edeceğiz. Allah’a emanet olun. Ne Mutlu Türk’üm Diyene!” dedi.