“Panel Sistemi” iddialarına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında bilgisine başvurulmak ve ifadesi alınmak üzere adliyeye çağrılan önceki dönem Milli Savunma Bakan Yardımcısı Şuay Alpay’ın Oğlu Avukat Ömer Furkan Alpay’ın savcılığa verdiği ifadenin ardından hakkında herhangi bir tedbir uygulanmasına gerek görülmeden adliyeden ayrıldı. olayla ilgili ise oğlu üzerinden Şuay Alpay’ı itibarsızlaştırma çalışmalarının yanlış olduğu anlaşıldı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonunda, kişisel verilerin yasa dışı sorgulama panelleri üzerinden temin edilerek kullanıldığı iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında 31 avukat hakkında gözaltı kararı verildiği, 39 avukatlık bürosunda ise arama ve el koyma işlemlerinin başlatıldığı bildirilmişti.

Bahse konu soruşturma kapsamında yapılan çağrı üzerine Önceki Dönem Milli Savunma Bakan Yardımcısı Şuay Alpay’ın oğlu Av. Ömer Furkan Alpay, adliyeye giderek soruşturmayı yürüten savcıya konuya ilişkin detaylı şekilde ifade verdi. Alpay’ın gözaltına alınmadığı, yalnızca ifadesine başvurulmak üzere adliyeye çağrıldığı öğrenildi.

Ömer Furkan Alpay’ın verdiği ifade ile soruşturma dosyasındaki mevcut bilgi ve belgeler savcılık tarafından değerlendirildi. Yapılan değerlendirme sonucunda Alpay hakkında gözaltı, adli kontrol veya başka bir tedbir uygulanmasına gerek görülmedi.

İfade işlemlerinin tamamlanmasının ardından herhangi bir kısıtlayıcı tedbir uygulanmaksızın adliyeden ayrılan Alpay’a ilişkin bu gelişme, kamuoyuna yansıyan iddialar açısından dikkat çeken bir gelişme olarak değerlendirildi.

Soruşturmanın Elazığ bağlantısının da bulunduğu belirtilirken, arama ve el koyma kararı verilen hukuk büroları arasında eski Milli Savunma Bakan Yardımcısı Şuay Alpay’ın oğlu Ömer Furkan  Alpay’ın da bulunduğu kamuoyuna yansıdı.

Soruşturma kapsamında gerçekleştirilen ifade işlemleriyle ilgili haberlerde kullanılan dil ise dikkat çekti.

Ömer Furkan Alpay’ın soruşturma kapsamında adının geçmesi, bazı haberlerde babası Şuay Alpay’ın kamuoyunca bilinen kimliğiyle birlikte aktarıldı.

Önceki dönem Milli Savunma Bakan Yardımcısı Şuay Alpay’ın haberin merkezine taşınması okuyucuda soruşturmanın tarafı olmayan kişi hakkında da olumsuz bir kanaat oluşmasına yol açabilecek bir sunum biçimine dönüşmesi dolayısı ile tepki çekti.

Mevcut bilgiler içerisinde Şuay Alpay’ın soruşturmanın şüphelisi, tarafı ya da hakkında herhangi bir adli işlem yapılan kişi olduğuna ilişkin bir bilgi bulunmamasına rağmen manşetlerde oğlundan önce Şuay Alpay’ın ismi  ve fotoğrafları ön plana çıkarıldı.

Ayrıca Ömer Furkan  Alpay’ın ise mevcut bilgilere göre yalnızca ifadeye çağrıldığı belirtilirken, haberlerin sunuluş biçimi nedeniyle henüz hakkında kesinleşmiş bir suç isnadı bulunmayan bir kişinin kamuoyunda suçluymuş gibi algılanmasına yol açıldığı yönünde eleştiriler dile getirildi.

Yapılan haber ve yorumlarda masumiyet karinesinin hiçe sayılması, ve böylesi durumların fırsat sayılarak gerçekliği olmayan yorumlara başvurulması bazı kesimlerin geldiği noktayı da gösteriyor. Bunun altında da bir çok nedenin yattığı biliniyor. Bunlar içerisinde siyasi, ticari ya da kişisel mevzulardan kaynaklı karalama çalışmaları yer alıyor.