Daha önce dolandırılan vatandaşları bu kez “paranızı geri alacağız” vaadiyle hedef alıyorlar. Kendilerini polis, savcı, avukat veya banka görevlisi olarak tanıtan dolandırıcılar, para iadesi için çeşitli gerekçelerle yeniden ödeme talep ediyor. Uzmanlar, özellikle peşin ödeme ve kişisel bilgi isteyen şüpheli aramalara karşı dikkatli olunması gerektiğini belirtiyor.

Dolandırıcılık yöntemleri değişirken, daha önce mağdur edilen vatandaşların yeniden hedef alındığı bir yöntem dikkat çekiyor. Bu yöntemde mağdurlar, yaşadıkları dolandırıcılıktan bir süre sonra yeniden aranıyor. Karşıdaki kişi, mağdurun ne kadar para kaybettiğini ve nasıl dolandırıldığını ayrıntılarıyla biliyor. Ardından “Paranızı bulduk” veya “Paranızı geri alacağız” denilerek güven oluşturulmaya çalışılıyor. Sonraki aşamada ise kendisini avukat, polis, savcı, banka görevlisi veya başka bir yetkili olarak tanıtan kişiler devreye giriyor. Paranın iade edilebilmesi için komisyon, vergi, bloke kaldırma, sigorta veya dosya masrafı gibi gerekçelerle ödeme isteniyor. Uzmanlar, kaybedilen parayı geri alma umudunun vatandaşları ikinci kez mağdur edebildiği konusunda uyarıyor.

Mağdurun Bilgilerini Kullanarak Güven Kazanıyorlar

Uzmanlara göre dolandırıcıların mağdur hakkında daha önce elde edilmiş bilgileri kullanması, yöntemin en dikkat çekici noktalarından biri. İlk dolandırıcılık sırasında paylaşılan telefon numarası, isim, banka bilgileri, yapılan ödeme veya olayın ayrıntıları yeniden kullanılabiliyor. Bu nedenle daha önce dolandırılmış bir kişinin, herhangi bir başvurusu bulunmadığı halde kendisini arayan ve yaşadığı olayı ayrıntılarıyla bilen kişilere karşı özellikle dikkatli olması gerektiği belirtiliyor. “Bu kişi yaşadığım dolandırıcılığı nereden biliyor?” sorusunun sorulması, şüpheli durumun fark edilmesi açısından önem taşıyor.

Farklı Kişiler Ve Sahte Belgelerle Güven Oluşturmaya Çalışıyorlar

Dolandırıcıların tek bir kişiyle sınırlı kalmayarak farklı kişiler ve telefon numaraları kullanabildiği ifade ediliyor. Bir kişi paranın bulunduğunu söylerken, başka biri kendisini hukukçu olarak tanıtıp dosya masrafı talep edebiliyor. Ardından banka görevlisi olduğunu söyleyen başka bir kişi ödeme yapılmasını isteyebiliyor. Uzmanlar, farklı kişilerin aynı süreci anlatmasının işlemin gerçek olduğunu göstermediğine dikkat çekiyor.


 

Bu Talepler Şüphe İşareti Olarak Görülüyor

Vatandaşların, özellikle daha önce dolandırıldıysa, karşılaştığı bazı durumlarda işlemi hemen durdurması gerekiyor. Özellikle üç durumun dolandırıcılık şüphesini artırdığı belirtiliyor:

1. Siz başvurmadan dosyanızın peşine düşüyorlarsa

Daha önce yaşadığınız dolandırıcılıkla ilgili herhangi bir başvuru yapmadığınız halde bir kişi sizi arıyor ve olayın ayrıntılarını biliyorsa dikkatli olun.

“Dosyanızı inceledik”, “Paranızı tespit ettik” veya “İadenizi başlatıyoruz” gibi ifadelerle karşılaşılması halinde, kişinin kimliği ve anlattığı süreç bağımsız şekilde doğrulanmadan hiçbir işlem yapılmamalı. Özellikle telefonda kendisini polis, savcı, avukat, banka çalışanı veya başka bir kamu görevlisi olarak 

tanıtan kişilere karşı temkinli olunmalı. Karşı tarafın söylediği unvan, tek başına güvenilirlik göstergesi değildir.

2. Paranızı almak için sizden para istiyorlarsa

“Paranızı geri almak için önce ödeme yapmanız gerekiyor” denilmesi en önemli şüphe işaretlerinden biri. Komisyon, vergi, bloke kaldırma, sigorta veya dosya masrafı gibi gerekçelerle ödeme talep edilmesi halinde acele edilmemeli. Gönderilen belge, e-posta, mesaj veya telefonda verilen bilgiler resmî görünse bile bunlar tek başına yeterli kabul edilmemeli. İlgili kurumun iletişim bilgileri internetten veya daha önce gelen mesajdan değil, kurumun doğrulanmış resmî kanallarından bulunarak süreç kontrol edilmeli.

3. “Hemen ödeme yapın” diyerek baskı kuruyorlarsa

Dolandırıcıların en sık başvurduğu yöntemlerden biri de vatandaşa düşünme fırsatı vermemek. “Bugün ödeme yapmazsanız paranızı alamazsınız”, “Dosyanız kapanacak”, “Son fırsat” veya “Hemen işlem yapmanız gerekiyor” gibi ifadelerle baskı kuruluyorsa görüşme sonlandırılmalı. Çünkü gerçek olup olmadığı araştırılmadan verilen hızlı karar, mağduriyeti daha da büyütebilir. Acele ettiriliyorsanız durun, telefonu kapatın ve doğrulayın. Uzmanlar bu tür durumlarda vatandaşların telefon görüşmesini sonlandırarak süreci ilgili kurumların resmî iletişim kanallarından doğrulaması gerektiğini vurgulanıyor. Kendisini kamu görevlisi, avukat veya banka çalışanı olarak tanıtan kişilere telefon üzerinden banka bilgileri, şifreler, SMS doğrulama kodları ve kimlik bilgilerinin verilmemesi gerektiği de belirtiliyor.


Dolandırıldıysanız İkinci Kez Ödeme Yapmayın

Uzmanlar, ilk dolandırıcılığın ardından gelen  “Paranızı geri alacağız” tekliflerinin yeni bir mağduriyetin başlangıcı olabileceği konusunda uyarıyor. Vatandaşların karşı tarafın gönderdiği belge veya mesajlara güvenerek ödeme yapmaması, işlemi bağımsız ve resmî kanallardan doğrulaması öneriliyor.

Para Gönderildiyse Vakit Kaybetmeden Başvurun

Dolandırıcılık nedeniyle para gönderilmesi halinde beklemeden bankayla iletişime geçilmesi ve olayın ilgili adli mercilere bildirilmesi gerekiyor. Mesajlar, telefon numaraları, arama kayıtları, dekontlar, IBAN bilgileri, ekran görüntüleri, e-postalar ve varsa diğer dijital kayıtların silinmemesi önem taşıyor. Uzmanlar, dolandırıcılık vakalarında hızlı hareket edilmesinin ve dijital delillerin korunmasının sürecin yürütülmesi açısından önem taşıdığına dikkat çekiyor.