Güney Amerika Elemeleri'ni başarıyla geçen Paraguay, tecrübeli kadrosuyla dikkat çekse de Dünya Kupası'na istediği gibi başlayamadı. İlk maçta ABD karşısında etkisiz bir oyun ortaya koyan Paraguay, savunma zafiyetleri nedeniyle ev sahibinden fark yedi...

Dünya Kupası Güney Amerika Eleme Grubu’nu 28 puan ve averajla 6. sırada bitiren Paraguay, 16 yıl sonra bileti kapmış oldu. En son 2010 yılında Güney Afrika’da düzenlenen turnuvada boy gösteren Paraguay, büyük sürpriz yapıp çeyrek finale kadar yükselmişti. Şampiyon İspanya’ya çeyrek finalde 1-0 kaybedip elenen Paraguay, dirençli futbolu ve iyi savunmasının karşılığını görmüştü.





Rakibimiz Paraguay'a Yakından Bakalım

2010’da 5 maça çıkıp sadece 2 gol yiyen Paraguay, son 8 takım arasına yer alıp kupa tarihindeki en iyi derecesine ulaşmıştı. Oyuncularının büyük çoğunluğu halen Güney Amerika takımlarında forma giyen Paraguay’ın lejyonerleri de kalbur üstü takımlarda yer almıyor.

Brighton’dan Strasbourg’a geçen Julio Enciso, İtalya Serie A’da oynayan Sanabria, Sunderland’in stoperi Alderete ve Brighton’dan Diego Gomez gibi temsilcileri bulunan Paraguay oldukça ilginç bir takım.





Kadrosunda Önemli İsimler Var

Uzun süre Newcastle United forması giyen günümüzde MLS ekibi Atlanta’da oynayan deneyimli Miguel Almiron’u es geçmemek lazım... Boca Juniors, San Lorenzo gibi takımlarda da görev yapan Arjantinli teknik direktör Gustavo Alfaro, Paraguay’ı finallere taşımayı başardı.

63 yaşındaki Alfaro, daha önce Kosta Rika ve Ekvador Milli Takımlarında da çalışmıştı. Alfaro göreve başlarken, "Paraguay’ın kimsenin karşısına çıkmak istemediği, herkesten daha çok mücadele eden ve ruhu asla sarsılmayan bir takım olmasını istiyorum." demişti.

Söylediklerini de hayata geçirdiğini söylemek yanlış olmaz.






Elemelerde 18 Maçta 10 Gol Yediler

Aradan 16 yıl geçse de futbol kültüründen ödün vermeyen Paraguay, 2026 elemelerinde 18 maçta sadece 10 gol yedi. Maçlarının hiçbirisinde 4 ve üzeri gol atılmazken, 3’er gole imza atan Enciso ve Antonio Sanabria öne çıkan isimler oldu. 2026 Dünya Kupası hazırlıkları kapsamında özel maçlar yapan Paraguay, yakın tarihte Yunanistan’ı 1-0 yenerken Fas ile oynadığı mücadeleyi 2-1 kaybetti.


 

Sadece Bir Kez Karşılaştık

2025 yılı biterken Japonya ile 2-2 berabere kalan Paraguay, Meksika’yı 2-1 yendi ve Amerika Birleşik Devletleri'ne 2-1 mağlup oldu. A Milli Takımımıza sadece bir kez, 1995 yılındaki özel karşılaşmada rakip olan Paraguay sahadan 0-0 beraberlikle ayrılmıştı.

Turnuvaya daha yakın bir lokasyonda bulunan, hatta kendilerini yarı-ev sahibi hisseden Güney Amerika temsilcilerinden Paraguay, Dünya Kupası D Grubu'ndaki ilk maçta ABD'yle karşılaştı.





ABD Karşısında Etkisiz Kaldılar

Güney Amerika temsilcisi, ABD'ye 4-1'lik skorla mağlup oldu. ABD karşısında etkisiz bir oyun ortaya koyan Paraguay, uzun toplarla hücum etmeyi denese de bu durum ev sahibi ekibin uzun savunmacılarına takıldı.

Yine Paraguay, geride kalabalık olmasına rağmen özellikle göbekten büyük açıklar verdi. ABD’de hat kıran pasların büyük bölümü başarıya ulaştı.

Nitekim ABD'nin ikinci ve üçüncü golü de bu yolla geldi. ABD'ye karşı etkisiz bir futbol oynayan Paraguay, 2010’daki sürprizi yeniden yapmanın peşinde olacak...

 



 

Dejavu Korkusu

Diğer yandan A Milli Futbol Takımımızın Paraguay karşısında vereceği taktiksel savaş, aslında ilk maçta havlu attığımız Avustralya mücadelesiyle büyük benzerlikler barındırıyor.

Tıpkı Avustralya gibi kompakt savunma anlayışını benimseyen ve kazandığı toplarla çok hızlı geçiş (kontratak) hücumları deneyen Paraguay, millilerimizin turnuvanın açılışında en çok canını yakan oyun şablonuyla sahada olacak.

Avustralya karşısında topa daha fazla sahip olmasına rağmen set hücumlarında yaratıcılık kısırlığı çeken, gömülü ve disiplinli savunma bloklarını açmakta derin bir zorluk yaşayan Ay-Yıldızlılar, hücumda durağan kalmanın bedelini ağır ödemişti.

Paraguay’ın da topu bilerek geride kabul edip alanları daraltacağı göz önüne alındığında, millilerimizin bu kapalı savunma kilidini açabilmesi için durağan pastan kaçınması, üçüncü bölgede daha yaratıcı, hareketli ve dikine bir oyun sergilemesi şart. Aksi takdirde, benzer bir taktiksel tuzağa düşerek hızlı geçişlerle kalemizde gol görmemiz işten bile değil.